Hristiyanlığın başladığı 30’lu yıllardan 4. yüzyıl başlarına kadar pagan inancın hüküm sürdüğü Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde tek tanrılı dinlere (o dönem varolan Hristiyanlık, Yahudilik ve diğer dinler) inanmak suç sayılıyordu, cezasıysa ölüm ve mal varlığına el konulmasıydı. Yaklaşık 300 yıl özellikle hristiyan inanca sahip insanlar büyük zulümler görmüş, milyonlarcası katledilmişti. Ta ki M.S. 311 ve M.S. 313 yıllarında o dönemin Roma İmparatorluğu başkenti Nicomedia’dan yayınlanan Nikomedia ve Milano hoşgörü fermanlarına kadar. Bu ferman gereği; hak dinlere mensup insanların inançları yüzünden katledilip öldürülmesi yasaklanmış, herkesin kendi dinini hoşgörü çatısı altında özgürce yaşayabileceği emredilmiştir.

3 Pencereli Oda

Yazımın konusu olan Azize Barbara’nın net tarihi belli olmamakla birlikte değişik kaynaklara göre 3. yüzyılda Heliopolis (Mısır) veya Nikomedia (İzmit)’te doğduğu rivayet edilir. Küçük bir kızken annesi ölen Barbara’ya, varlıklı bir asilzade ve pagan olan babası Dioscorus tarafından pagan tanrılarına nasıl ibadet edileceğini öğretmeye odaklı, konforlu bir yaşam alanı sunulmuş, onu dünyadan ve toplumdan uzak tutarak, putperest bir ibadetçi olarak kalacağını umut ederek ve evlenmesini istemediği için bir kuleye kapatmıştır. Babasının yolculuğa çıktığı bir zamanda Barbara, marangoz, duvarcı, çatıcı ustası işçilerin de yardımıyla Hristiyanlık inancına göre kutsal olan Holy Trinity’e (Baba, Oğul, Kutsal Ruh) ithafen odasına 3 pencere açtırmıştır. Barbara’nın hristiyanlık inancını seçtiğini ve kuledeki odasında doktor kılığında bir rahibin onu vaftiz ettiğini öğrenen pagan Disocorus onu hapse mahkum etmiştir. Barbara ise hapiste kaldığı yere vuran ışık sızıntılarıyla yıkanıp ibadetine devam etmiştir. Babasının üç pencere hakkındaki sorusuna ”Bu üç pencere benim ruhumu aydınlatıyor. Baba, oğul ve kutsal ruh ve üçü birdir” diyerek Hristiyan olduğunu açıklamıştır. Kızının bu cevabı üzerine çok sinirlenen babası Barbara’yı eyalet yöneticisi Martianus’a götürmeden önce çeşitli işkencelere maruz bırakmıştır. Martianus ise ceza olarak, babasının kızının başını kılıçla kesmesi emrini vermiş ve bizzat baba Dioscorus kızı Barbara’nın kafasını keserek öldürmüş, bir rivayete göre başını kestikten hemen sonra bir başka rivayete göre ise eve dönerken yolda yıldırım çarpması sonucu ölmüştür.

Katolik dünyasında Santa Barbara, Orthodoks Hristiyanlarca Aya Varvara olarak anılan, 14 yardımcı aziz/azizeden biri olan Azize Barbara’nın 4 Aralık tarihinde Nikomedia/İzmit’te şehitlik mertebesine eriştiği kabul edilir. Hristiyan toplumu için önemli işler başarmış ya da üstün ahlâklı kişiler kilise tarafından aziz yada azize(Saint) ilan edilirdi. Nikomedialı Barbara da babası tarafından öldürüldükten sonra hristiyan inancında din uğruna şehit olanlar listesine girmiş, katolik ve ortodoks kilise takvimlerine göre düzenlenmiş şehitler listelerinde Santa Barbara’nın Nikomedia’da şehit olduğu belirtilmiştir.

Öldürüldüğü Yer Nikomedia

St. Barbara’nın babası tarafından öldürüldüğü yer ve mevkii hakkında değişik inanışlar mevcut olup Baronius’un kaynaklarında ısrarla ve önemle bahsettiği yer Nikomedia’dır. Ressam Domenico Ghirlandaio’nun Azize Barbara’nın öldürülmeden önceki tasvirlerinde de bir tepeden görünen deniz manzarası ile günümüzde İzmit’teki Nikomedia surları içinde kalan Bağçeşme Şehitler Korusu içindeki burç civarından görünen deniz manzarası ile uyuşmaktadır. Bununla birlikte hristiyanlığın ilk yıllarının (özellikle de 3. ve 4. yüzyıllar) şehitler çağı olarak adlandırıldığı dönemde Nikomedia “Şehitler Kenti” olarak anılmaktadır.

Fransa kralı XIV. Louis tarafından nadir sanat eserlerini toplamak üzere 1705 yılında Anadolu’ya gönderdiği Paul Lucas, Anadolu’da gezdiği yerler hakkında 1712 yılında yazdığı eserinde, İmre Tökeli ile olan görüşmesinde, Nikomedia’daki Aya Pandeleimon Manastırı (Günümüzde Yenidoğan Mahallesi’nin bulunduğu bölgede) hakkında verdiği bilgilerin yansıra Azize Barbara’nın hayatına dair bilgiler ve onun şehit olması sonrasında mezarı hakkında bilgiler mevcuttur. Paul Lucas’ın notlarında azize hakkında “Bir papaz beni buradan kente bir buçuk fersah uzaklıktaki (yaklaşık 8 km) Aya Pandeleimon Manastırı’na götürdü. Neredeyse yüz adım yürümüştük ki oldukça yüksek ve olağanüstü kalın iki ağaç fark ettim. Sanırım üç adam bile birini kucaklayamaz. Rumlar halk dilinde bunu “Kukuvya” olarak adlandırıyorlar. Bu ağaçların oldukça siyah, küçük meyveleri var. Olağanüstü olan her birinin gövdesinde açılmış deliğin içinde, ağaç tarafından sarmalanmış büyük bir kare taş bulunuyor. Bu taşlar on ayak yükseliğinde ve 3 ayak genişliğe sahipler ve yöredeki söylentiye göre Azize Barbara’nın gömüldüğü yeri gösteriyorlar …”

Kemikleri 13. Yüzyılda İtalya’ya Taşınmış

Koruyucu azize olarak anılan St. Barbara Hristiyan dünyasının en önemli azizelerinden biri olarak sayılmaktadır. Minyatür ve resimlerde çoğunlukla zincire bağlanmış ve kulenin içinde, elinde bir kitap ve başında tacıyla tasvir edilmiştir. Bazı görsellerde ise elinde kutsal kase ve ekmekle gösterilmiştir. Ölürken kendisi gibi şehit olan tüm hristiyanlar için şarap ve ekmeğin yardımını dilemiştir. Vatikan dini kayıtlarına göre Azize Barbara’nın kemikleri muhtemelen 1225-1240 yılları arasında bir tarihte İtalya’daki Rieti Katedrali’ne taşınmış ve Papa III. Honorius tarafından kutsanmıştır. Özellikle katolik ve ortodoks mezhepleri tarafından en önemli ve saygı duyulan azizler listesinin başlarında yer alan Azize Barbara diğer hristiyan mezheplerince de saygı görmektedir.

Günümüzde dünya genelinde Azize Barbara adı ile anılan 32 kent, 13 coğrafi nokta ve yüzlerce kilise bulunmaktadır. Bunun yanında birçok kentin koruyucu azizesidir. 1891 yılında İzmit’te, günümüzde Acısu Vergi Dairesi’nin kuzey tarafındaki alanda St. Barbe (Santa Barbara) adına bir kilise ve kolej inşa edilmiştir. Azize Barbara dünya Hıristiyanlığı içinde en bilinen azizelerden biridir. Doğu ve batı kiliselerince Santa Barbara’nın Hristiyan inacındaki şöhreti ciltlerce kitap haline getirilip yayınlanmıştır. Adına köyler, kentler, okullar, üniversiteler ve sayısız kilise ve şapeller kurulmuştur. Birçok Hıristiyan kadın Barbara adını taşır. Yine birçok Hıristiyan için o “Koruyucu Aziz”dir. Dünya üzerinde madencilerin, denizcilerin, itfaiyecilerin ve karanlıkta işi olan herkesin “Kurtarıcı Azizesi” olmuştur. ABD ordusundaki bazı birliklere Santa Barbara nişanı verilmektedir. Dünya üzerinde Santa Barbara isimli birçok kent bulunmaktadır. Nikomedialı Barbara, Azize Barbara, St. Barbara olarak bilinen Azize için her yıl 4 Aralık “Azize Barbara Anma Günü” düzenlenmekte, çeşitli dini ayinlerle anılmaktadır. Vatikan’daki ünlü St. Peter Bazilikası’ndaki azizler sütununda Santa Barbara’nın da heykeli yer almaktadır.