- Güçlü İletişimin Sırları Diksiyon Beden Dili ve Hitabet –

Yazar: Mehmet Çelikyay

Yayınevi: Pozitif Yayıncılık

Tür: Eğitim, İletişim-Medya

Sayfa Sayısı: 152

Konu: Çoğu zaman bir seyirci ya da dinleyici konuşmacıya güvenip güvenmediğine saniyeler içinde karar verir.

Bu karar verme sürecinde, konuşmacının kendine güvenip güvenmediğini hissettirmesi etkili olur. Diksiyon, beden dili ve hitabet, bu özgüvenli duruşu yansıtan ve hissettiren üçlü, önemli mekanizmanın parçalarıdır.

Alıntılar

  • Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, insanlar arası iletişimde kelimeler %10'luk bir etkiye sahipken, bu oran ses tonunda %30'u, beden dilinde ise %60'ı bulmaktadır.
  • İçe dönük insanlar tek başlarına yürürken, kaşları daima çatık vaziyettedir.
  • Konuşurken veya dinlerken elbisenizle, saçınızla, sakalınızla, bıyığınızla, kulağınızla oynadığınızda, karşınızdaki kişi onu oyaladığınızı ya da yalan söylemek üzere olduğunuzu düşünebilir.
  • Yüzünüze dokunmak, endişeli ve tedirgin olduğunuzu gösterir. Ayrıca dikkatin dağıldığına işarettir.
  • Eli üstte tutarak konuşmak otorite mesajıdır.
  • Anne ve çocuk oyun oynarken, annenin oyun esnasında kendini geri çekmesi; annenin fazla müdahaleci olduğunu, çocuğun aktif oyunu devam ettirmesini engellediğini gösterir.
  • Bir araştırmaya göre; doğuştan görme engeli olan bireyler de tıpkı görme yetisi olan bireyler gibi mutsuzluk, kızgınlık ve korku gibi yüz ifadeleri kullanırlar. Bu da şunu gösterir ki yüz ifadeleri ve mimikler doğuştan gelir.

Ben kitabı çok beğendim. 152 sayfalık kısa bir kitap ama bir an da okuyup bitirilmemeli bence. İçinde diksiyonu düzeltmek için verilmiş olan bir sürü nefes egzersizi var. Bunları istikrarla uygulayarak, yavaş yavaş ilerlenmeli.

Kitabın içinde beden dili ile ilgili birçok bilgi de yer alıyor. El ve kol hareketlerinin, mimiklerin hangi anlamlara geldiğini açıkça yazmış yazar.

Genel anlamda bilgilendirici ve insanı bir adım ileri götürebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarın TRT Spikeri olduğunu bildiğim için de içindeki bilgilere güvenerek okudum. Diksiyonunuzu geliştirmek istiyorsanız, size tavsiyemdir.

Yeni yazarları desteklemek konusunda bir hassasiyetim var ve hepimizin de olmalı diye düşünüyorum. O yüzden size yeni çıkmış bir kitabın adını vermek istiyorum. Beyzanur Karadeniz’in bilimkurgu-macera türündeki MİLENYUM kitabı şimdi, Diga Kitap’ın web sitesinde.

ASTRAL SEYAHATE VAR MISINIZ?

Astral seyahat, insanların çok ilgisini çeken bir konu. Beden yarı uyku halindeyken ve bilinç tamamen yerindeyken, ruhun bedenden ayrılıp etrafta dolanması her ne kadar ürkütücü görünse de bir o kadar da merak uyandırıcı. Ama unutmayalım ki kediyi merak öldürür. Bu yazıda sizlere, içerisinde astral seyahat olan bir kitap önereceğim.

- Gözlerinin Ardında –

Yazar: Sarah Pinborough

Yayınevi: İthaki Yayınları

Tür: Korku-Gerilim

Sayfa Sayısı: 368

Konu: Louise, modern dünyanın tekdüzeliğine sıkışmış bekâr bir anne ve sekreterdi. Bir akşam tesadüf eseri dışarı çıktığında, barda bir adamla tanışmıştı. Öpüştükten sonra adam gitse de Louise nihayet biriyle anlaşabildiği için mutlu olmuştu. Ancak pazartesi günü, Louise işe gittiğinde yeni patronu David'le tanıştı. Bardaki adamdı. Bardaki, evli adamdı. Bu sırada Louise şehre yeni gelmiş ve bir arkadaşa ihtiyacı olan Adele ile de tanışmıştı. Tesadüf oydu ki Adele, David'in karısıydı. David ile Adele mükemmel bir çift gibiydiler. O halde David neden bu kadar kontrolcüydü? Adele neden eşinden korkuyordu? Louise bu çiftin yörüngesine kapıldıkça cevaplaması imkânsızlaşan sorularla karşılaşıyordu. Tek bildiği, bir şeylerin korkunç derecede yanlış gittiğiydi ama Louise, durumun ne kadar kötü olduğunu ve bir insanın, evliliğinin sırlarını korumak için neleri göze alacağını asla tahmin edemeyecekti.

Kitabın konusunu anlatırken tanıtım bültenine sadık kaldım ama sanırım yorumumu yaparken biraz daha olayların iç yüzü ile ilgili sizlere ipucu verebilirim. Yorumuma geçmeden önce kitapla ilgili bir bilgi daha paylaşmak istiyorum; kitabın Netflix’de, aynı adı taşıyan bir dizisi var.

Konuya bakıldığında “Ya David ya da Adele sosyopat çıkar.” dediğinizi biliyorum. Evet, kitapta bir sosyopat var ama acaba bu Adele ya da David mi? Şimdi bunu söylediğim için bütün oklarınızı Louise’e çevirdiniz değil mi? Size ufak bir ipucu vereyim, Louise olsa olsa ancak kurban olabilir. Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz ki yönlendirilmeye çok müsait bir karakter.

Yazımın en başında da söylediğim gibi kitapta astral seyahat konu alınıyor ama insanı asıl şoka sokan bu değil. İnsanı şoka sokan, bir sosyopatın astral seyahat ile neler yapabileceğini görmek.

Kitabı okurken bir sürü komplo teorisi üreteceksiniz ama garanti veririm ki sonunu asla tahmin edemezsiniz. Hayatımda gördüğüm en tahmin edilemeyecek, en şaşırtan ve en vuruş yapan sondu.

Kitap gerilim türünde. Okurken gerim gerim gerileceksiniz diyemem ama okuduğum gerilim kitapları arasında en iyi sona sahip olduğunun garantisini verebilirim. “Kitap mı yoksa dizisi mi?” diye sorarsanız da kesinlikle, kitap çok daha başarılı diyebilirim.


Instagram: okuyanbirdamla