Bağlanma nedir ve ne zaman başlar? 
Bağlanma, bebek ve ona bakım veren kişi (genelde anne) arasında gelişen ve güven duygusu ile sağlamlaşan bağdır. Bağlanmanın hamilelik döneminde başladığını gösteren birçok araştırma vardır. Bu yüzden tavsiyem; hamilelik dönemlerinde sık sık bebeğiniz ile konuşun, şarkı/ninni söyleyin hatta elinizi karnınıza götürerek onu okşayın! İnanın, doğduktan sonra söylediğiniz ninni tanıdık gelecek ve onu sakinleştirecek. Hatta birçok aile bebeğini saç kurutma makinasının ya da elektrikli süpürgenin sesi ile uyuttuğunu söyler. İşte bunun nedeni tam olarak, bebeğin anne karnında sık duyduğu sesi doğumdan sonra duyduğunda tanımasıdır; bu sayede kendini güvende hisseder ve rahatlayarak uyur.

Güvenli bağlanma nasıl oluşur?
Güvenli bağlanma, bebeğin ihtiyaçlarının zamanında ve tam olarak giderilmesidir. Tanım olarak ne kadar basit ve kısa değil mi? Aslında tanıma bakınca doğru bir söylem görüyoruz ama annelerimizin bu tanıma ekledikleri mucizeler var: İlgi ve sevgi…

En başta söylediğim gibi, ilgi ve sevgi olsun; her bebek güvenle bağlanır.

Herhangi bir sorun olmadıkça, (psikolojik veya sağlık açısından) sanmıyorum ki hiçbir anne ifadesiz bir yüz ile bebeğin altını değiştirsin ya da göz teması kurmadan emzirsin/beslesin. İşte mucize de burada. Şu yere göğe sığmayan güvenli bağlanma, siz bebeğinizin ihtiyaçlarını; zamanında sevgi, ilgi, göz teması, ninni ve ten teması ile tam olarak sağladığınızda gerçekleşiyor.

Peki, doğumdan kısa bir süre sonra çalışmak zorunda kalan anneler… Sizlerin bebekleri gün içerisinde bakıcınıza ya da aile büyüklerinize emanetken, siz nasıl güvenli bağlanacaksınız?
İşte bu noktada hiç paniklememek, olumsuz duygu ve düşüncelere kapılmamak gerekiyor. Siz her sabah işe giderken, "Ben işe gidiyorum ve işim bitince geleceğim. Anneannen sana çok iyi bakacak bebeğim." açıklamasını yapıyor ve işten gelince sarılıyor, kokluyor, oyunlar oynuyorsanız; inanın ki bebeğiniz bağlanır hem de güvenli bağlanır. Burada önemli olan, birlikte geçirdiğiniz vaktin niteliğidir.

Peki, bu güvenli bağlanmayı nasıl destekleriz?
Güvenli bağlanmayı desteklemek için bence en önemli an, doğumdan sonraki ilk saatlerdir. Yeni doğmuş bebeğiniz dünyaya geldiğinde yoğun bir stres içindedir. İlk nefeslerinde ciğerleri yandığı için ağlar; farklı bir ısıda, ışıklı bir ortamda bulur kendini. İşte burada, doğumdan hemen sonra çıplak olarak bebeğin kucağa alınması ile ten teması sağlamış ve bağlanma duygusunu desteklemiş oluruz. Ayrıca bebek burada dokunma duygusunu fark edecek ve dış dünyayı algılaması kolaylaşacaktır. Yine önemli bir nokta, sadece anne bebek bağlanmasını mı istiyoruz? Tabii ki hayır. Bebek ve baba bağlanmasını da bir o kadar önemsiyor ve istiyoruz. Bu aşamada doğumdan sonraki ilk saatlerde bebeğinizi özenle seçerek aldığınız o sevimli kıyafetlerle sarmalamak yerine, yine çıplak şekilde babasının tenine temas etmesini sağlamalısınız. Şu an “Ya, hiç olur mu öyle şey? Bebek bu, üşür.” diyen büyüklerimizi duyar gibiyim. :) Yapay bir kıyafetin içinde, kendi vücut ısısıyla o kıyafeti ısıtan bebeğiniz, babasının tenine temas ederken babasının vücut ısısıyla daha çok ısınır efendim. Nihayetinde babasının tenine temas eden bebeğinizin üzerine bebek battaniyesini örttüğünüzde, üşümek bir yana babasının kokusu ile tanışır; sakinler ve huzurlu olur. En iyisi siz alın bebeğinizi; ten tene temas kurun, güvenle bağlanın.

Güvenli bağı destekleyen diğer noktalar nelerdir?
Bebeğinizin rutinini bozmamak, bakım veren kişi bakıcı ise sık sık değişmemesine dikkat edilmelidir. Evden çıkarken; kaçma/saklanma çocuklarda hayal kırıklığına neden olur, güvensizlik oluşturur ve ayrılıklara vereceği tepkileri arttırır. Bu yüzden evden çıkarken nereye gittiğinizi anlatmak önemlidir. Baba ile güvenli bağın gelişmesi için ilgi ve sevgi ile geçireceğiniz kaliteli vakit, oyun oynamak oldukça etkilidir. İlk yazımda uzunca bahsettiğim bebek masajı da güvenli bağ kurmamızı destekler.

Sadece bebekler mi bağlanır?
Her zaman bebek bağlanması üzerine konuşuyor, öneriler sunuyoruz fakat doğumdan hemen sonra annenin bağlanması da önemli ve hassas bir konudur. Aslında bağlanma hem anne-bebek açısından hem de bebek-anne açısından ele alınmalıdır. Bebekler için bu bir süreçtir ama anneler, bebeklerini karınlarında ilk hissettikleri an bağlanabilir veya doğumdan hemen sonra kucaklarına alıp göz teması kurdukları an bağlanabilirler. Fakat zor doğum geçiren anneler, bebekleri prematüre doğan ya da yeni doğan bakım ünitesinde kalan anneler, doğum sonrası depresyon yaşayan anneler, geçmişte bebek kaybı yaşayan anneler, herhangi bir neden olmaksızın bağlanma süreci için zamana ihtiyacı olan anneler daha farklı süreçlerden geçmektedirler. Bu süreçte bebeğin sadece altını değiştirmek ve beslemek gibi rutin bakımlar yapılır. Anne kendisini hep suçlu ve mutsuz hisseder. Bu durumda izlenebilecek en iyi yol; bu süreci olduğu gibi kabullenip, bebeği mutlu ve sağlıklı tutmaktır. Daha sonra adım adım bağ kurulup, geliştirilebilir. Bu konuda en etkili önerler ise; bebeğinize masaj yapmanız, bebeğinizi uyurken izlemeniz ve kalp atışlarını dinlemeniz olacaktır. Ayrıca mümkün olduğunda şekerleme uykusu yapın, dinlenin ve yardım isteyin.

Unutmayın bu bir süreç ve siz çok güçlüsünüz.
En çok korkulan noktalar: “İşe başladığımda bağımız zedelenir mi? Sadece işten geldiğimde vakit ayırıyorum, bebeğim benimle güvenli bağı kuramaz mı? İşe başlamak üzereyim; en sağlıklı şekilde, güvenle kurduğumuz bağı zedelemeden bu süreci nasıl yürütebilirim?”  oluyor.

İlk olarak işe başlamadan önce mutlaka bebeğinizle konuşun, bu sürece onu konuşarak dâhil edin. Çalışan anneler, az olan vakti nitelikli/kaliteli geçirdikleri için aralarındaki güvenli bağda herhangi bir zedelenme gözlemlenmez. Önemli olan az vaktin nitelikli yaşanmasıdır. Asıl husus, işe başlamadan önce bebeğe bakım veren kişinin, gündelik yaşamlarına dâhil olması. Yani anne işe başlamadan önce bebeğe bakacak olan kişi, gelmesi gereken saatte gelmeli; günlük rutinleri öğrenmeli ve aynı şekilde uygulamalıdır. Burada düzen ve tutarlılık çok önemlidir. Ayrıca bakım veren kişinin de sık sık değişmemesi, diğer önemli unsurlardandır.

Görünmez pelerin takan anne ve babaların üstesinden gelemeyeceği zorluk yoktur. Yeter ki sevgi, ilgi ve huzur olsun; bir de bütün bunlar zamanında olsun. Gerisi ise güvenli bağlanma ile mutluluk olsun…


Tuğba Eles Baysal Doğan
Instagram:
tugbaelesbaysal_cocukgelisimi