Atina

Tanrılardan Gelen Kıpırtı

Gerek sıcak kanlı ve samimi insanları, gerek bize yakın kültürü, gerek müzikleri, gerekse birbirinden lezzetli yemekleri ve doğasıyla çok sevdiğimiz, ülkemize yakın konumuyla da sık sık ziyaret etme fırsatımız olan Yunanistan...

Daha önce de Yunanistan’ın farklı bölgelerini ve birçok Yunan adası gezilerimi yazmıştım...

Şubat ayında Atina'ya iki günlük bir seyahat için tekrar Atina’daydık. Bu sefer araç kiralayarak Atina'yı biraz daha kapsamlı gezdik.

Lycabettus Tepesi’nden Tanrılar Şehri

Gezimize, yaklaşık 300m. yükseklik ile Atina'nın en yüksek tepesi olan Lycabettus Tepesi'ni ziyaret ederek başladık. Şansımıza hava Şubat ayına göre mükemmeldi. Sanki yaz gibiydi. 20 derece sıcaklıkta günü t-shirt ile geçirdik. Lycabettus Tepesi Atina'ya tepeden bakan, Atina bölgesinin en yüksek tepesi. Buraya yokuş tırmanarak veya füniküler tramvay ile çıkabiliyorsunuz. Biz füniküler ile çıkmayı tercih ettik. Füniküler ile kişi başı gidiş dönüş 10 euro. Yürümek isterseniz yaklaşık 15-20 dakika boyunca dik bir merdivenli yokuşu tırmanıyorsunuz. Tepeden bütün Atina ve Pire Limanı görülebiliyor. Tepede güzel bir kokteyl bar ve kafeler var. Atinalılar veya turistler bu mekânlarda çalan güzel müzikler eşliğinde harika manzaranın tadını çıkarıyor. Ayrıca, 19. yüzyıldan kalma Aya Yorgi Şapeli ve bir tiyatro da bulunuyor. Bu açık hava tiyatrosunda Ray Charles, UB 40, Pet Shop Boys, Deep Purple gibi dünyaca ünlü isimler konser vermiş.

Monastiraki kıpırtısı

Sonrasında ise Monastiraki Meydanı'nı ve turistik Plaka bölgesini dolaştık. Burası her zaman kıpır kıpır. Biraz İstanbul biraz da İzmir gibi. Ama tabii ki kafa daha rahatı... Bu bölgede çok güzel sokak lezzetleri, tatlı dükkanları, krep – dondurma dükkanları, restoranlar ve dükkanlar var. Gezip dolaşmak 1-2 saat sürüyor. Ama tam merkezindeyken çok güzel bir kıpırtının içerisinde olduğunuzu hissediyorsunuz. Sanki daha büyük bir yermiş gibi hissettiriyor.

Atina ismi nereden geliyor ?

Efsaneye göre, Zeus’un kızı zeka ve bilgelik tanrıçası Athena ve deniz tanrısı Poseidon şehrin patronu olmak için birbirleriyle yarışmış. Poseidon halka deniz ticaretinin getireceği muazzam bir zenginlik vaat etmiş, Athena ise bir zeytin ağacı dikmekle yetinmiş. Halk zeytin ağacını tercih edince de şehrin patronu Athena, ismi Atina olmuş. Bu topraklarda eskilerden beri zeytine ne kadar değer verildiğini ortaya koyan bir hikaye… Ünlü Antik Yunan şairi Homeros da zeytinyağına “sıvı altın” dermiş. Zeytin ve zeytinyağı Yunanistan’da tabii ki yemeklerde çok kullanılıyor ve gayet lezzetli. Bugün de Akropolis’teki Erechtheion Tapınağı’nın hemen yanı başında bir zeytin ağacı var ve bu ağacın Athena’nın diktiği o kutsal zeytin ağacı olduğuna inanılıyor. Athena’nın sembollerinden biri zeytin dalı, diğeri ise baykuş. Tanrıçanın kutsal kuşu olan baykuşun bilgelik sembolü olarak bilinmesi de herhalde buradan geliyor. Poseidon’un Athena’yla yarışması sırasında mızrağıyla kayada bıraktığı izin de Erechtheion Tapınağı’nda olduğuna inanılıyor.

Yine Vedat Milör’ü dinledik ve yine çok iyiydi...

Ertesi akşam ise Vedat Milör'ün önerisiyle şehrin sahil tarafında bulunan Argoura isimli restorana gittik. Burada birbirinden güzel gastronomik lezzetler deneme fırsatımız oldu.

Atina'ya gelirseniz burayı kesinlikle ziyaret etmenizi öneriyoruz. Başta size ikram olarak çok aromatik bir tadı olan balık çorbası ikram ediyorlar. Sonrasında biz restoranın spesiyallerinden olan ahtapot carpaccio, tütsülenmiş yılan balığı, hardallı sıcak midye ve deniz kestanesi salatası denedik. Yediğimiz her şey mükemmeldi. Deniz kestaneli risottoya midemde yer kalmadığı için deneyemedim ama aklımda kaldı... Atina’ya bir daha gelirsem buraya tekrar uğrarım...

Sıcakkanlı Yunan dostlarımız. Sizi seviyoruz...

Atina’da nereye gitsek, kimle konuşsak hep çok sıcakkanlıydı. Daha önce Yunanistan’a her gelişimizde olduğu gibi yine çok çok güzel karşılandık. Hep muhabbet etmek istediler. Sevgileri, samimiyetleri gözlerinden belli. Turistiz ve hiçbir yerde kazıklandığımızı hissetmedik. Bu duygu için bile arada gidilir. İstanbul’dan uçakla 1 saat 10 dakika...

Hibrit Panda ile Atina sokakları

Minicik, iki kişilik hibrit araç, Atina’da olabilecek en iyi araçtı. Daracık sokaklar, park yeri bulmanın neredeyse imkansız olduğu caddeler, sokaklar... Kiraladığımız bu minik aracı park edecek bir yer hep bir şekilde bulabildik. Eğer Atina’ya gider ve araç kiralarsanız siz siz olun olan en küçük arabayı kiralayın.