Aslında burası bizim için tamamen yeni bir adres değil. Yıllar önce, Beste henüz üç–dört yaşlarındayken gelmiştik. O günlerden elimizde birkaç fotoğraf kalsa da hafızasında neredeyse hiçbir şey yok. Şimdi sekiz yaşında ve bu kez her şeyi ilk kez görüyormuş gibi heyecanlandı. Belki de en güzeli buydu; aynı yeri yeniden, bambaşka bir gözle keşfetmek.

İstanbul’un en uzun sualtı tüneline sahip olan ViaSea Akvaryum, ziyaretçilerine yalnızca görsel bir deneyim sunmuyor; bilimsel içerikle zenginleştirilmiş tematik bir keşif alanı vadediyor. İstanbul Boğazı atmosferini yansıtan dekoratif detaylarla tasarlanan özel sualtı tüneli, daha ilk adımda insanı suyun altındaymış hissine sürüklüyor. Camların ardında süzülen canlılar ve ışığın suyla dansı, ortamı neredeyse masalsı bir atmosfere dönüştürüyor.

Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olma özelliğini taşıyan bu alan, farklı coğrafi iklim kuşaklarını ve bu bölgelerde yaşayan türleri bütüncül bir kurguyla bir araya getiriyor. Tür çeşitliliğini gösterirken aynı zamanda ekosistem dengesi, su döngüsü ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine de farkındalık yaratıyor. Yani gezerken yalnızca izlemiyor, öğrenerek ilerliyorsunuz.

Beste ise içeride adeta kendi keşif turuna çıktı. Akvaryum camlarının önünde durup balıkları tek tek inceledi, sorular sordu, detaylara takıldı. Dev Nil timsahlarıyla fotoğraf çektirdi, kaplumbağalara uzun uzun baktı; özellikle büyük Afrika kaplumbağalarının bulunduğu bölümden ayrılmak istemedi. İrili ufaklı onlarca tür arasında her adımda yeni bir heyecan buldu.

Sualtı tünelinden geçerken deneyim bambaşka bir boyuta taşındı. Köpek balıkları yanımızdan süzülürken biz cam koridorun içinde yürüyerek onlara eşlik ettik. O an, denizle aramızdaki tek şey cam bir duvardı; hem büyüleyici hem de unutulmaz bir histi.

ViaSea Akvaryum aynı zamanda bir ex-situ koruma merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Türlerin doğal yaşam alanları dışında, kontrollü ve bilimsel koşullar altında korunması ve tanıtılması hedefleniyor. Yıl boyunca düzenlenen beslenme saatleri, uzman anlatımlı sunumlar, çocuk atölyeleri ve okul programları sayesinde burası yalnızca bir gezi noktası değil; şehir içinde eğitici bir deneyim alanı niteliği taşıyor.

Günün sonunda, hem eğlenmiş hem öğrenmiş hem de birlikte kaliteli zaman geçirmiş olmanın verdiği tatlı bir yorgunlukla eve döndük. Yıllar sonra aynı mekâna yeniden gelip bu kez her detayı baştan keşfetmek, bize küçük ama çok kıymetli bir anı daha kazandırdı. Ailece keyifli ve öğretici bir rota arayanlar için ViaSea Akvaryum, İstanbul’da mutlaka uğranması gereken duraklardan biri.