Hayatımıza bir kedi ya da köpek dahil etmek; çoğu zaman anlık bir heves gibi görünse de aslında uzun yıllara yayılan, sevgi kadar sorumluluk da gerektiren önemli bir karardır.

Onları “çocuk” olarak görüyorsak, bu bakış açısının beraberinde getirdiği tüm ihtiyaçları ve sorumlulukları da üstlenmemiz gerekir. Doğru yaklaşım, bilinçli bakım ve sabırla kurulan bağ ise bu yolculuğu hem sizin hem de patili dostunuz için eşsiz bir deneyime dönüştürür.

Hayatımıza kedi veya köpeği dahil etmek ki; biz onlara çocuk diyoruz, çok keyifli olduğu kadar uzun vadeli sorumluluğu içermektedir. Bu çocukları seviyoruz demek, sorumluluklarını almak için yeterli bir cümle değildir. Özellikle ailenizin bir bireyi olacağını düşünüp, o sorumlulukta olmak gerekmektedir.

Öncelikle bu çocuklarınızı hayatınıza dahil ederken; her birinin enerjisi ve ihtiyaçları farklı olduğundan, yaşam tarzınıza uygun bir çocuk edinmeniz, her iki taraf için daha sağlıklı olacaktır. Yoğun çalışıyorsanız daha bağımsız bir kediyle veya aktif bir yaşamınız varsa; enerjik bir köpekle daha iyi bir uyum sağlayabilirsiniz. Özellikle köpekler için alan ve egzersiz ihtiyacı çok önemlidir. Köpekler günlük yürüyüş ve oyun ister, kediler daha bağımsız olsa da sevgi ve ilgiye ihtiyaç duyarlar. O yüzden bu çocuklar için hayatınızdaki zaman, tıpkı ailenizdeki bireylere ayırdığınız zaman gibi çok önemlidir.

Eğer yavru bir kedi veya köpeği sahipleniyorsanız; hayatınızda yer aldığı ilk günden itibaren doğru başlamak çok önemlidir. Bu, onun ve sizin tüm hayatınızı etkileyen alışma sürecidir. Öncelikle direkt ortama salmadan küçük bir alan belirleyerek, gürültüden ve kalabalıktan uzak tutmak gerekmektedir. Sahiplendiğiniz yerden hangi mamayı yediğini öğrenmek ve veterinerinizin önerdiği mamaya geçişin planlı bir şekilde yapılması, doğru beslenmenin başlangıcı olacaktır. Ayrıca temiz su her zaman erişilebilir olmalıdır.

Kedi ve köpeklerin ortalama 10–15 sene hatta daha uzun yaşadığını düşünürsek, beslenme, veteriner kontrolleri, aşılar ve bakım gibi düzenli sorumlulukların olacağı unutulmamalıdır. Nereden veya kimden sahiplenirseniz sahiplenin, yapılan veya yapılmayan aşılarının öğrenilmesi ve buna göre bu aşıların planlanması çok ama çok önemlidir. Özellikle sahiplendiğiniz ilk hafta genel sağlık kontrolünün yapılması ve bu doğrultuda aşı takvimlerinin oluşturulması gerekmektedir.

Kediler için olmasa da köpekler için tuvalet eğitimi diğer önemli kalemlerin içinde yer alır. Özellikle yemek sonrası düzenli saatlerde dışarıya çıkarılması veya evde ped kullanımında sabit bir yerde olması gerekmektedir. Kediler içinse kum temizliğinin düzenli yapılması şarttır. Özellikle eşyalarınızı korumak için köpek çocuklara diş kaşıyıcı oyuncaklar, kedi çocuklarınıza ise tırmalama tahtası mutlaka evinizin olmazsa olmazı olmalıdır. Yine ev koşullarında kabloların saklanması, balkon ve pencerelerin güvenli hâle getirilmesi ve zehirli bitkilerin kaldırılması gerekmektedir.

Kedi ve köpeklerin kısırlaştırılması sadece üremeyi engellemek değil, sağlık riskleri açısından da çok önemlidir. Dişilerde rahim iltihabı (pyometra) riskini büyük ölçüde önler. Meme tümörü riskini de ciddi şekilde azaltır ve sürekli kızgınlığa girmenin zararını engeller. Erkeklerde ise testis kanseri riski ortadan kalkar ve prostat hastalıkları azalır. Kısaca kısırlaştırma işlemi, daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sağlar.

Kısırlaştırılmamış hayvanlarda erkekler için evi işaretleme, kaçma eğilimi ve agresif davranışlar; dişilerde ise sürekli miyavlama, huzursuzluk ve kızgınlık döneminde stres gibi davranış bozuklukları gözlemlenebilir. Kısaca kısırlaştırma, davranış problemlerini azalttığı gibi ev hayatını da kolaylaştırır. Kedileri genelde 5–8 ay arası, köpekleri ise ırkına bağlı olarak 6 ay ve sonrasında kısırlaştırabilirsiniz. En doğru zamanı ve kısırlaştırma sonrası beslenmeyi veterineriniz belirleyecektir.

Son olarak; patili dostlarınızla güven ve bağ kurmak, sabır isteyen en kritik süreçtir. İlk günlerde ağlayabilir, saklanabilir ve hatta korkabilirler. Bu tamamen zaman ve doğru yaklaşım meselesidir. Zorlamak tam tersine korkuyu artırabilir. Güven duygusunu adım adım inşa etmek gerekmektedir. Oyun, en hızlı bağ kurma yoludur. Eğer çocuk yanınıza kendi isteğiyle geliyorsa doğru yoldasınız demektir. Kısacası; patili dostlarımız sorumluluk ister ama bir o kadar da karşılıksız sevginin en gerçek tanımını yapan dostlarımızdır.