Makyaj sanatçılığı yolculuğunuz nasıl başladı? Şule Moğul markasını ortaya çıkaran kırılma noktası neydi?
Makyaj benim için başından beri sadece yüz güzelleştirmek değil, bir ruh hâlini ortaya çıkarmak anlamına geliyordu. Güzel sanatlar resim bölümü mezunuyum; fırçalarla olan bağım çok eskiye dayanır. İlk başta kendime makyaj yaparak bu ilgiyi fark ettim, sonra çevremdeki kadınlara dokundukça şunu gördüm: Doğru bir makyaj, bir kadının kendine bakışını tamamen değiştirebiliyor.
Asıl kırılma noktası ise yaptığım makyajlardan sonra kadınların aynaya bakıp “Kendimi çok güzel hissediyorum” demesiydi. O an anladım ki bu sadece bir meslek değil; güzellik ile duyguyu bir araya getiren bir bakış açısıydı. Şule Moğul markası tam olarak bu duygudan doğdu.
“Filtrelerle değil, doğru dokunuşlarla güzelliği ortaya çıkarıyorum.”

Sizi sektörde ayıran imza stiliniz nedir? Bir Şule Moğul makyajı nasıl ayırt edilir?
Benim imza stilim, doğallık ile iddia arasındaki dengedir.
Cildi maske gibi göstermeyen, yüzün karakterini bozmadan onu en iyi hâline taşıyan makyajlar yapıyorum. Işıltılı ama abartısız bir cilt, bakışı derinleştiren gözler ve “ben buyum” diyen dudaklar…
Bir Şule Moğul makyajı uzaktan bile sadeliğin içindeki güçlü duruşuyla kendini belli eder. Gelinlerim bu yüzden çok şanslı.
Bir kadının aynaya baktığında “işte bu benim” demesini sağlayan makyaj nasıl olmalı?
O makyaj, kadını başka birine dönüştürmeye çalışmamalı.
Yüz hatlarını bastıran değil, ortaya çıkaran; yaşını, enerjisini ve karakterini kabul eden bir dokunuş olmalı. Kadın aynaya baktığında makyajı değil, kendini görmeli. Benim için başarı tam olarak burada başlıyor.

Sosyal medyada filtreli güzellik ve gerçek güzellik arasındaki fark sizce nasıl okunmalı?
“Kadın aynaya baktığında makyajı değil, kendini görmeli.”
Filtreli güzellik geçici bir illüzyon.
Gerçek güzellik ise ışıkta, mimikte ve cildin doğallığında saklı. Sosyal medya bize kusursuzluğu dayatıyor ama ben kusursuzluktan çok “gerçek” olanla ilgileniyorum. Filtreyle değil, doğru dokunuşlarla güzel hissettirmek benim işimin özü.
Sizi en çok zorlayan ama aynı zamanda güçlendiren deneyim ne oldu?
Kendi tarzımda ısrar etmek.
Herkesin belli kalıpları varken “herkese uyan” makyajları yapmayı reddettim. Bu bazen zorlayıcıydı ama beni ben yapan da tam olarak buydu. Zamanla anladım ki kendi çizgini koruduğunda doğru insanlar seni zaten buluyor.


Makyajın psikolojik etkisini nasıl tanımlarsınız?
Birçok kadın makyaj koltuğuna sadece güzel görünmek için değil, iyi hissetmek için oturuyor.
Makyaj bazen bir özgüven dokunuşu, bazen bir yeniden başlama hissi. Doğru yapıldığında kadının duruşunu, konuşmasını, hatta enerjisini bile değiştiriyor. Bu yüzden işimi çok ciddiye alıyorum.
Şule Moğul’un gelecek hedefleri neler?
Şule Moğul’u sadece bir makyaj sanatçısı ismi değil, bir güzellik bakış açısı olarak konumlandırmak istiyorum.
Mart ayında Kocaeli’de workshop düzenliyoruz. Kendi şehrime kattığım bu başarıdan dolayı çok mutluyum. Eğitimler, masterclass’lar ve uluslararası projelerle bu dili globalde de anlatmayı hedefliyorum. Çünkü güzellik evrensel ama dokunuşun imzası kişisel.

Yorumlar (0)