Bu sayımızda hobimiz binicilik – engel atlama, konuğumuz ise cesareti ve zarafetiyle dikkat çeken genç bir sporcu:
Zeynep Ela Göksoy ve can dostu Honey De Wulf Selections.

O bir ilham hikâyesi…
O bir asalet…
O bir uyum…
O, engel tanımaz…
Henüz 10 yaşında çıktığı bu yolculukta 7 yılda birçok başarıya imza atan Zeynep Ela, annesi Özlem Göksoy ve babası Kadir Göksoy’un güçlü desteğiyle bu sporu sadece yapmıyor; yaşıyor.
Ve şimdi sözü ona bırakıyoruz…
Biz dizginle değil, kalple konuşuruz.
Engel atlama yapıyorum. Ama aslında yaptığım şey engel aşmak değil; korkuyu aşmak.
Parkura girdiğim an zaman durur. Ne geçmiş vardır ne gelecek. Sadece birkaç saniye ve atımla aramızdaki görünmez bağ kurulur…
Bir engelin önünde tereddüt edemezsiniz. Çünkü kararsızlığı ilk hisseden attır. Biz dizginle değil, enerjiyle konuşuruz.
Atlar özgür ruhlardır. Onlara hükmetmezsiniz. Güvenlerini kazanırsınız.
500 kiloluk bir canlıyı zorlayamazsınız; ama onunla aynı ritimde nefes almayı öğrenebilirsiniz.
Honey ile parkurdayken iki ayrı beden değiliz. Tek bir kalp atışı gibiyiz. Engeli geçtiğimiz an hissettiğim şey zafer değil; uyumdur. Saf, sessiz, güçlü bir uyum…
Her parkurdan indiğimde biraz daha netim. Çünkü atlar yalanı sevmez. Onlar netlik ister. Kararlılık ister. Dürüstlük ister.
Binicilik benim için bir spor değil. Bu, kendimle yaptığım bir dürüstlük provası. Bir yaşam biçimi.
Engel Atlama Nedir?
Engel atlama; at ve binicinin belirli bir parkurda yerleştirilen engelleri en az hata ile ve en kısa sürede aşmaya çalıştığı olimpik bir disiplindir.
Ancak bu sporu sadece teknik olarak anlatmak eksik kalır.
Evet, parkurda dikey engeller, geniş atlamalar, su hendekleri vardır.
Evet, her düşen sırık ceza puanıdır.
Evet, hız ve teknik önemlidir.
Ama asıl mesele şudur:
Bu spor, iki canlının birbirine güvenmesidir.
Türkiye’de 30–145 cm aralığındaki engellerde koşan sporcular, sadece fiziksel değil zihinsel bir mücadele verir. Çünkü yükseklik korkusu insanın doğasında vardır. Engel atlama, o korkuya rağmen ileri gitmeyi öğretir.

Bu spora en ideal başlama yaşı nedir?
Bu aslında tartışmalı bir konu ama benim fikrimi soracak olursanız; en ideal yaş yedi-sekiz yaş aralığıdır. Çünkü çocuğun altında bir canlı olduğunu anlaması, nasıl davranacağını bilmesi ve buna göre hareket etmesi gerekir.
Ancak bu spora yirmi hatta otuz yaşından sonra başlayıp altmış yaşına kadar yarışan birçok örnek de var.
8 Mart’a İlham Olan Kadın Gücü
Bu sayımızın bir başka anlamı daha var…
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü karşıladığımız bu günlerde Zeynep Ela’nın hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:
Kadın; zarafetiyle güçlü, cesaretiyle ilham verendir.
Bir parkura çıkan genç bir kız çocuğunun, yüzlerce kiloluk bir atla kurduğu o görünmez bağ; aslında kadınların hayatın her alanında kurduğu dengeyi simgeler.
Engeller sadece parkurda değildir.
Ama kadınlar hayatın her alanında o engelleri aşmayı bilir.
Bazen bir sporcu olarak,
Bazen bir anne, bir öğretmen, bir lider olarak…
Ama her zaman kararlı, her zaman dimdik.
Bu vesileyle; hayallerinin peşinden koşan, korkularına rağmen ileri adım atan, hayatın her alanında iz bırakan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü saygıyla ve hayranlıkla kutluyoruz.
Neden Binicilik?
Çünkü binicilik sabrı öğretir.
Çünkü binicilik egoyu bırakmayı öğretir.
Çünkü binicilik kontrol etmeyi değil, uyumlanmayı öğretir.
Ve belki de en önemlisi; insana kendi iç sesini duymayı öğretir.
Bu sporun dalları:
* Engel Atlama
* Dresaj
* Voltij
* Reining
* Düz Koşu
Her biri ayrı disiplin, ayrı karakter ister. Ama hepsinin ortak noktası aynıdır:
At ile insan arasındaki sessiz anlaşma.

Güvenlik ve Disiplin
Binicilik yüksek adrenalin içerir. Bu yüzden ekipman hayati önem taşır.
Kask (tok), koruma yeleği, deri çizme ya da bot, çeps ve silikon dizli pantolon…
Bunlar sadece ekipman değil; sorumluluğun sembolüdür.
Çünkü bu spor cesaret ister ama bilinçsiz cesaret değil. Kontrollü cesaret.
Nereden Başlamalı?
Eğer içinizde “ben de denemeliyim” diyen küçük bir ses varsa, onu susturmayın.
Profesyonel başlangıç için bir atlı spor kulübü en doğru adımdır.
Kocaeli Atlı Spor Kulübü ve Gebze Atlı Spor Kulübü bu alanda öne çıkan merkezlerdendir.
Belki ilk gün sadece yürüyüş yaparsınız…
Belki ilk haftalarda korkarsınız…
Ama bir gün ilk engeli geçtiğiniz an, içinizde başka bir kapı açılır.
Çünkü engel atlamak sadece bariyerleri aşmak değildir.
Hayatta karşınıza çıkan yüksekliklere “hazırım” diyebilmektir.
Ve bazen insanın en büyük özgürlüğü, bir atın sırtında bulduğu dengedir.
Yorumlar (0)