Gate41 AVM içerisinde, büyük kahve markalarının yanında yer alan Masché Coffee; yerel bir işletme olarak hem kahve hem de deneyim odaklı bir alan sunuyor. Workshop etkinlikleri ve çalışma alanı konseptiyle sadece bir kafe değil, insanların vakit geçirdiği bir buluşma noktası haline geliyor.
Bu hikâyenin arkasındaki genç girişimciler Alperen Başaran ve Egemen Aşkın'ın kurduğu Masché Coffee'nin kuruluş sürecini, tasarımını ve ortaya çıkan bu yeni nesil kahve anlayışını Alperen Bey'den dinledik.

Alperen Bey, genç bir girişimci olarak bu sektöre adım attınız. Daha önce işletmecilik geçmişiniz olmamasına rağmen sizi bu işe iten neydi?
Çocukluğumuzdan beri Egemen'le ortak bir hayalimiz vardı. Biz her zaman kendi işletmemizin hayalini kuruyorduk. Bu iş kimi zaman kafe oluyordu, kimi zaman tekstil, kimi zaman bungalov işletmeciliği, hatta marangozluk ya da el sanatları üzerine de düşündük. Sonunda kısmet bu sektöreymiş; tüm o birikmiş hayallerimizi ve enerjimizi burada somutlaştırmaya karar verdik. Kendi tarzımızı yansıtan, içinde kendimizi mutlu hissedeceğimiz bir mekan yaratmak istedik.
Bizler memur ailelerinin çocuklarıyız; yani ticari bir risk tecrübemiz yoktu. Etrafımızda 'yapamazsın' diyen çok olsa da, ilk etapta bir risk gibi görünse de biz sadece birer tüketici olarak ne beklediğimize odaklandık. Sonuç ne olursa olsun "İyi ki denedik" diyeceğimiz bir hikayemiz var.
Ortağınız Egemen Bey ile yakaladığınız enerji mekana da yansıyor. İki genç insanın kafa kafaya verip çalışması Masché'yi nasıl şekillendirdi?
Egemen'le yakaladığınız enerji aile olmamızdan geliyor, kardeş olmamızdan geliyor. Bizim dostluğumuz 30 yıllık bir dostluk. Burada oluşmuş veya buraya enerji veren bir olay değil, bizim evveliyattan, çocukluğumuzdan geliyor birlikteliğimiz. Farklı güçlü yönlerimiz var. Aslında tam da bu yüzden birbirimizin eksik kaldığı noktaları tamamlayarak ilerliyoruz. Biz bu yola beraber çıktık. Egemen olmasaydı ben bu yola çıkmazdım. Egemen'e gözüm kapalı güveniyorum.


Peki, Masché ismi nereden geliyor? Bu ismin bir hikayesi var mı?
Masché ismi bulunduğu bölgeden yani Maşukiye’den geliyor. Bölgenin ismini daha modern ve akılda kalıcı bir formda markalaştırmak istedik. Zincirlere meydan okuyan bir girişim.
Gate41 içerisinde, dünya çapında bilinen dev kahve zincirlerinin hemen yanındasınız. Bu durum nasıl bir rekabet ortamı yaratıyor?
Aslında dünya devleri arasında olmamızın çok büyük bir avantajı var. Biz butiğiz. İnsanlar o fabrikasyon havadan sıkıldığında, bizim sunduğumuz samimiyete ve kaliteye yöneliyor. Biz niteliksiz kahve değiliz. Renksiz, ruhsuz bir mekan değiliz. Bunların hepsi bizim için artı.
"MEKANDAKİ HİÇBİR SANDALYEDE METAL SOĞUKLUĞUNA YER VERMEDİK; TAMAMI CEVİZ AĞACINDAN, DÖŞEMELİ VE SÜNGERLİ MODELLER. Hepsi, misafirlerimizin saatlerce kalkmak istemeyeceği o ev konforunu yakalamak için özel olarak seçildi."
Masché’nin bu dikkat çekici tasarımını oluştururken neler hayal ettiniz ve bu süreçte kimlerle çalıştınız?
Kız kardeşimin şirketi Cereda Design Studio ile çalıştık. Mekanı tamamen yıkarak sıfırdan tasarladık; Egemen’le farklı fikirlerimizi orta noktada buluşturan ise Ceren ve Eda’nın yorumları oldu. Onlar, bizim hayalimizdeki doğayla bağ kuran dokuları, ve sıcak renk paletini modern bir mimariyle birleştirdiler. Her detayda misafirlerimizin nefes alabileceği bir alan yaratmaya odaklandık.
Kahvenin yanında hangi lezzetler öne çıkıyor?
Her gün taze çıkan ev yapımı tatlılarımız çok seviliyor. Ama bir yıldız seçmem gerekirse, kesinlikle kruvasanlarımız derim. Gerçek tereyağlı her sabah taze hazırlanan kruvasanlarımız kahve deneyimini bambaşka bir noktaya taşıyor.
Mekânın “self servis gibi hissettirmeyen” bir tasarım dili var. Bunu özellikle mi hedeflediniz?
Kesinlikle. Self-servis dükkanlar genelde hızlıca kahveni alıp çıktığın, soğuk mekanlar olarak bilinir. Biz bunu yıkmak istedik. İnsanlar kahvelerini içerken kendilerini çok şık ve konforlu bir ortamda hissetsinler istedik. Biz burayı yaparken sirkülasyona dayalı bir hareket istemedik. İnsanlar buraya geldiğinde tüm renklerle, sıcaklıkla bir arada uzun, rahat oturum sağlayabilsin diye yaptık.


Ürünlerinizin kalitesini ve farkını nasıl anlatırsınız?
Kahvelerimizde ‘nitelikli çekirdek’ kullanımından asla ödün vermiyoruz. Üç farklı çekirdek kullanıyoruz. Zincir markaların aksine dışarıdan donuk ya da hazır ürün kullanmıyoruz. Tüm lezzetlerimiz Kocaeli’ndeki iki özel şefimizin imzasını taşıyor; kendi damak tadımıza güvenerek tadıyor, onaylıyor ve tazeliğinden emin olduğumuz ürünleri misafirlerimize sunuyoruz.
Ürünlerimizde piyasadaki hazır kuvertür çikolatalar yerine, gerçek Belçika çikolatasını tercih ediyoruz. Bu nitelikli çikolatayı kendi benmari makinelerimizde titizlikle eriterek tatlılarımızın üzerine ekliyoruz.
Müşterilerinizin yaşamasını istediğiniz deneyim nedir?
Buraya başlarken en önemli hedefimiz, insanların burada sadece kahve içip çıkması değil, kalıp vakit geçirmesi oldu. Burada ara ara workshoplar ve doğum günü etkinlikleri düzenliyoruz.
Aynı zamanda modern insanın en büyük ihtiyaçlarından biri olan çalışma alanı konseptine de kusursuz bir çözüm sunuyoruz. Geniş masaları ve ilham veren köşeleriyle burası, bilgisayarını alıp gelenler için ideal bir çalışma ofisine dönüşebiliyor. Şehrin gürültüsünden uzak ama dijital dünyayla bağlantıda kalabileceğiniz bir konfor alanı yaratmış durumdayız.
Adres: Maşukiye Mahallesi, Sapanca Yolu Caddesi, Gate41 Kartepe/Kocaeli Instagram: maschecoffee
Yorumlar (0)