Time Kocaeli ailesinin genç kalemlerinden Nisa Nur Serdar, bu kez rotasını çocukluğunun geçtiği topraklara, memleketine çevirdi. Kocaeli’de yaşayan binlerce Trabzonlunun kalbinde ayrı bir yeri olan bu kadim Karadeniz şehrini; anılarıyla, lezzetleriyle ve kültürüyle bizim için yeniden keşfe çıktı. Onun rehberliğinde Trabzon sokaklarında yürüyecek, yaylalarda nefes alacak, sofralarda Karadeniz’in bereketini tadacaksınız.
Hazırsanız, valizleri toplayın… Çünkü bu yazının sonunda “Bir gün mutlaka gitmeliyim” değil, “İlk fırsatta gidiyorum” diyeceksiniz.

TRABZON DEYİNCE…
Müzikleriyle ruhu besleyen, yeşili ve mavisiyle doğa harikası olan; tarihte adından çokça söz ettiren, yöresel yemeklerinden turizme, spordan gündelik yaşama kadar her kapıyı aralayan; insanının cesur yürekliliği, çalışkanlığı ve esprili kişiliğiyle filmlere bile konu olmuş kadim şehir: Trabzon.
Sizleri memleketim Trabzon’a götürmeye geldim. Bu yolculuğun sonunda Trabzon’a artık hep gelmek isteyeceksiniz…
Trabzon’da klasikler vardır. Hatta bazı şeyler ritüel gibidir. Mesela Uzun Sokak’ın başından sonuna kadar yürümek, ardından Meydan Parkı’na geçmek başlı başına bir aktivitedir. Parkta sizi Trabzonspor amblemi karşılar. Fotoğraf çekilmeden dönmek neredeyse imkânsızdır.
Benim için Trabzon denince ilk aklıma gelen yerlerden biridir burası. Okul çıkışlarında arkadaşlarımla Uzun Sokak’ı arşınlar, hiç durmadan konuşur, güler, hayaller kurardık. Kısacası Trabzon’da her yol Meydan Parkı’na çıkar. Yağmura yakalanmak bile bu şehrin sürprizlerinden biridir; ıslanmak burada can sıkmaz, aksine anıya dönüşür.
⸻
Lezzetin Başkenti
Trabzon mutfağı bambaşkadır. Karadeniz’in bereketi sofralara birebir yansır.
Şehrin meşhur balıkçılarından Kaan Olta Balık, sadece Trabzonluların değil Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerin uğrak noktası. Futbol dünyasından siyasetçilere kadar birçok isim burada yemek yer. Hatta küçük bir dipnot: Acun Ilıcalı da Trabzon’a her gelişinde buraya uğruyor.
Taptaze balıklar, özenli sunumlar, sıcacık mısır ekmeği… Benim favorim somon buğlama. Ama kahvaltısını da es geçmeyin. Kuymak, tereyağı ve peynirin o uzayan kıvamıyla adeta mutluluğun tanımı gibi.
Tatlıya gelince… Trabzon dışında aynı lezzeti bulamayacağınız yerlerin başında Uğur Usta geliyor. Hamsiköy sütlacı burada bambaşka. Bir kaşık aldığınızda neden bu kadar övüldüğünü anlıyorsunuz. Abartı değil, gerçekten hafızalara kazınan bir tat.
Trabzon’a özgü pideleri de unutmamak gerek. Kıymalı, peynirli, karışık… Hele ki yumurtanın sarısını pidenin ortasına akıttırıp ekmeği banmak… İşte o an “iyi ki gelmişim” diyorsunuz.
Bir de şehrin simgelerinden biri haline gelen uçak restoran var. 2018’de pistten çıkarak durmak zorunda kalan bir uçağın daha sonra restorana dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bu ilginç mekân, Trabzon Havalimanı yakınlarında hem hikâyesi hem lezzetiyle farklı bir deneyim sunuyor.
Ayrıca Akçaabat köftesi, kara lahana çorbası, turşu kavurması, hamsili pilav, pepeçura, Laz böreği… Liste uzayıp gidiyor. Trabzon’da aç kalmak mümkün değil.
⸻
Yaylalar ve Şenlikler
Trabzon’un ruhu biraz da yaylalarda gizlidir.
Yaz aylarında yapılan yayla şenlikleri tam bir görsel şölen. Horonlar tepilir, kemençeler susmaz, pazarlar kurulur. Taze peynirler, tereyağları, pestil, köme, el emeği dokumalar, yöresel kıyafetler…
Süslenmiş inekler, çan sesleri, serin dağ havası… Şehir stresinden eser kalmaz. Özellikle Hıdırnebi, Sis Dağı ve Kadırga yaylaları gün boyu süren şenliklerle insanı bambaşka bir dünyaya taşır. Şenliğe katılmasanız bile sadece o havayı solumak bile yeter.
⸻
Tarihin İzinde
Trabzon sadece doğasıyla değil, köklü tarihiyle de büyüler.
Bir zamanlar imparatorluklara ev sahipliği yapmış bu şehir; Kanuni’nin doğduğu, Fatih’in fethettiği topraklardır.
Kayalara oyulmuş Sümela Manastırı, zarif mimarisiyle Atatürk Köşkü, freskleriyle dikkat çeken Trabzon Ayasofya Camii ve gizemli atmosferiyle Kızlar Manastırı geçmişle bugün arasında köprü kuruyor.
Bu yapıları gezerken zamanın yavaşladığını hissediyorsunuz.
⸻
Sporun Kalbi
Trabzon bir spor şehri. Daha çocukken futbol topuyla tanışır herkes. Bu şehirde taraftarlık doğuştandır.
Benim ilk formam, kaleci Tolga Zengin’indi. Mahalle maçlarında hep kaleye geçerdim. Onu örnek alırdım.
Bugün maçlar Trabzonspor’un evi Papara Park’ta oynanıyor. Bordo-mavi tezahüratlar, aynı anda atan binlerce kalp… O atmosferi yaşamadan Trabzon’u tam anlamıyla tanımış sayılmazsınız.
Son Söz
Trabzon deyince akla daha niceleri gelir. Denizi, sisli sabahları, çay bahçeleri, samimi insanları, bitmeyen sohbetleri…
Ama anlattıklarım Trabzon’u Trabzon yapan şeyler. Buraya geldiğinizde bu rotaları mutlaka deneyin. Çünkü bu şehir sadece gezilmez, yaşanır.
Memleketim diye demiyorum; cesur, kararlı ve çalışkan insanların yetiştiği bu şehir insanını her yerde yaşatır ve bırakmaz.
Boşuna denmiyor:
“Bize her yer Trabzon.”


Yorumlar (0)