Fibromiyalji, altta yatan iyi tanımlanmış bir organik hastalık olmaksızın birden çok hassas noktada kronik yaygın ağrı, eklem sertliği ve sistemik semptomlarla (örn. duygu durum bozuklukları, yorgunluk, bilişsel işlev bozukluğu ve uykusuzluk)  karakterize bir sendromdur.

Ancak fibromiyalji için mevcut tanı kriterleri 2010 yılında Amerikan Romatoloji Derneği tarafından tanımlanmıştır. Bu kriterler hastanın cevapladığı anketi temel alan bir puanlama sistemini içerir. Yaygın ağrı endeksi, hastanın farklı anatomik bölgelerindeki ağrı raporunun hesaplanmasıyla oluşturulur. Semptom şiddeti skoru; hastanın yorgunluk, uyku bozukluğu, bilişsel eksiklik, konsantre olamama, kaygı, anksiyete ve depresyon dâhil olmak üzere merkezi sinir sistemi aracılı semptomlarla birlikte değerlendirilir.

Fibromiyaljinin tarihsel tanımlanma kronolojisine gelince; bugün fibromiyalji olarak tanımlanan şey, 19. yüzyılda zaten tanımlanmıştı. 1904 yılında Dr. Gowers, merkezi sinir sistemini ilgilendiren bir etiyolojinin keşfedildiği geçen yüzyılın yetmişli ve seksenli yıllarına kadar kullanılan "fibrosit" terimini icat etti. Ancak 1950'de, modern fibromiyalji kavramını spesifik bir organik hastalığın yokluğunda “ağrı sendromu” olarak tanıtan kişi; Dr. Graham'dı. Daha sonra 1970'lerin ortalarında Dr. Smythe ve Dr. Moldofsky yeni “fibromiyalji” terimini ortaya attılar ve “hassas noktalar” denen aşırı hassas bölgeleri belirlediler. Amerikan Romatoloji Koleji Komitesi 1990 yılında yaygın olarak kullanılan tanı kriterlerini ancak 2010 tarihinde güncellemiştir.

Dünyadaki fibromiyalji prevalansının yaklaşık % 1 -% 2 (kadınlarda % 3.4 ve erkeklerde % 0.5) olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte, teşhis edilmesi zor olan ve  hala tam olarak anlaşılamamış bir durumdur. Ülkemizde ise sıklığı %15- %20 civarlarında olduğu tahmin edilmektedir -bana sorarsanız bu oran daha yüksektir.

Fibromiyaljide görülen semptomları tekrar hatırladıktan sonra patofziyolojsine geçelim:

1-Eklemlerde, sırtta, omuzlarda, ellerde, kollarda ve omurgada yaygın ağrı,

2-Geçmek bilmeyen kronik ağrılar,

3-Kolay kilo almak,

4-Konsantrasyon bozukluğu ve kronik yorgunluk,

5-Uykuya dalmakta ve sürdürmede güçlük, yaygın olarak uykusuzluk,

6-Sabah yorgunluğu ve kronik yorgunluk,

7-Duygu durum bozuklukları ve depresyon,

8-Başta kabızlık olmak üzere çeşitli sindirim bozuklukları,

9-Deri ile ilgili semptomlar,

10-Kronik baş ağrıları ve migren,

11-Cansız saçlar ve kolay kırılan tırnaklar,

12-Aşırı terleme.

Fibromiyalji semptomlarını ortay çıkaran ve kişiyi hayattan bezdiren bu hastalığın mutlaka geçmişinde yatan bir kök neden vardır. Bu kök neden; maddi-manevi yaşanılan bir kayıp, ruhsal travma, terkedilme korkusu ya da geçmişte yaşadığı cinsel bir travma olabilir.

Fibromiyalji patofizyolojisinde suçlanan nedenlere gelince… Bu ay bu kısmı sadece maddeler halinde verip, gelecek ayki yazımda etraflıca anlatacağım.

Patofizyoloji:

1-Nöroendokrin disfonksiyon: Sinir sistemi ve hormonlarda meydana gelen bozukluklar.

2-Sempatik hyperaktivite: Sempatik sinir sistemimizin verdiği aşırı reaksiyon.

3-Hypoxi: Kanda ve dokularda oksijen düşüklüğü.

4-Latent asidoz: Kanda ve dokularda asit oranının artması.

5-Serbest oksijen radikalleri denen vücudumuzu paslandıran ve hasta eden moleküllerin sayısının artması.

6-Parasempatik sinir sisteminin yavaşlaması.

7-Geçirgen bağırsak sendromu, SIBO ve Candida.

8-Lenfatik sistem denen, kirli sıvıyı kas ve eklemlerden uzaklaştıran sistemin yavaş çalışması.

9-Kronik toksisite.

Bu aylık benden bu kadar. Gelecek ay bu maddelerin hepsini geniş geniş anlatacağım. 

Görüşmek üzere, sağlıkla kalın.

Bir Önceki Yazı İçin Tıklayın


Op. Dr Cemalettin Cihangir
Gögüs Cerrahisi Uzmanı
İletişim:
Yenişehir mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No:114 Evrim İş Merkezi Kat:2 İzmit/ Kocaeli
Instagram: drcemalettincihangir
Tel: 0538 429 27 86