Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Kendi ihtiyaçlarımıza kulak veriyor muyuz? Bedenimizin ve ruhumuzun verdiği hata sinyallerini ne kadar alıyoruz? En küçük bir sorunda dünyamız başımıza yıkılıyor?  “Cep telefonunuz bozulduğunda da dünyanız başınıza yıkılıyor mu? Üzülürüz ama dünyanın başımıza yıkılmış hissi gibi aynı his değildir. Hızlı bir şekilde hareket edip, en kısa sürede telefonumuzu onarıp kullanmaya devam etmek isteriz.” Bu sürenin insanın kendindeki hatayı bulup, düzeltmesinden çok daha kısa olduğunu biliyor musunuz? Belki bedenimiz, kendini açıp kapatmıyor fakat bir sinyal veriyor. Stres, depresyon, baş ağrısı, umutsuzluk, mutsuzluk, kendini sevmeme, öfke, kızgınlık, içe kapanma, aşırı yemek yeme, alkol, bağımlılık vb. gibi birçok durumla ortaya çıkıyor.

Benlik; öz varlık, birini kendisi yapan şey, onu diğerlerinden ayıran temel şey, kendilik olarak farklı biçimlerde tanımlanabilen bir kavramdır. Daha genel anlamda ise benlik, özne olarak "ben"in nesne olan "ben" hakkında düşünmesi olarak ifade edilebilir. Hayatımızın neresindeyiz? Şu ana kadar hayatınızı kendinizi nereye koyarak devam ettiniz? Bundan sonra hayatınızda kendinizi nereye koyarak devam etmek istersiniz? Hayatınızın merkezinde misiniz? İhtiyaçlarımızı neler belirliyor? İhtiyaçlarımızın gerçek mi yoksa sadece sosyal medyada gördüğümüz ihtiyaç olduğunu sandığımız değişen duygu durumları mı? Davranışlarınızda sosyal medya, toplumsal baskı hissediyor musunuz? Bunlar sizin hayatınızda karar aşamasında ne kadar rol oynuyor farkında mısınız? 

Şimdi Kendinize Bir İyilik Yapın

Şimdi tam da şu anda kendinize kendiniz için bir iyilik yapın. Yazıda yer alan tüm soruların cevabını bir kâğıda yazabilirsiniz. Cevapların miktarı sizin kendinizi ne kadar tanıma isteğinizle doğru orantılı olacaktır. Kimi için bir cümle ya da bir kelime yeterli olurken, kimi bir sayfa yazabilir. Sınır tamamıyla sizsiniz. Yazdıklarınız kendinizi dışardan görmek için iyi birer örnek oluşturacaktır. Kendiniz olmaktan çekinmeyin, yazdıklarınızı sizden başka kimsenin bilmesine gerek yok. Korkmayın, tedirgin olmayın, sevmediğiniz yönlerinizi görmeye, sevdiğiniz yönleriniz kadar istekli olun. Hiçbir şey olduğu gibi kalamaz, her şey onu iyi ya da kötü neye dönüştürmek isterseniz ona doğru değişecektir.

Kendi bedenimizin içinde yaşıyoruz ve bazen içeride olan olaylar, dışarıdan baktığımızda çok daha farklı görünebilir. Evin içinden camdan dışarıya bakıyorsunuz, muhteşem bir doğayı küçük bir çerçeve içinden görmeye çalışıyoruz. Sizce dışarıyı ne kadar görebiliyoruz? Bir de dışarıdan bakalım o küçük pencere olan evden dışarıya çıkalım. Ilık bir hava, masmavi bir gökyüzü, uçsuz bucaksız bir deniz, teninize dokunan sıcak bir güneş, muhteşem çiçek kokuları... Buradan eve ve pencereye baktığımızda evin içinin kaybolduğunu görüyoruz. Evin içi de dışı da sizsiniz. Olayları ve durumları algılama biçimimiz çok yönlüdür. Farklı açılardan bakmayı deneyimleyerek, daha farklı bakış açıları geliştirebiliriz. Sonucunda kendimiz için en iyi olanı seçip, bu yolda ilerleyebiliriz. 

Sevgiyle, umut ve sağlıkla kalın.


Rukiye Kısa
ID Koçluk - ICF Onaylı Profesyonel Yaşam Koçu
rukiyekisa@outlook.com