Kaç tip varis vardır? 

1-Telenjiaktaziler (Kılcal varisler): 0.5-1 mm kalınlığında, kırmızı ya da mor renkli, örümcek ağına benzer tarzda, birbiri ile bağlantılı ince kılcal damarlar. Bölgesel olarak yıldız şekilli veya örümcek ağına benzer yaygın çizgisel oluşumlar olup, tüm bacağı sarabilirler. Kılcal varis; daha çok bayanlarda görülen ve ileri vakalarda, etek giymeyi engelleyecek kadar ciddi kozmetik sorun yaratan bir tür damar hastalığıdır.

2-Retiküler Varisler: Genellikle 2-4 mm kalınlığında, mavi ya da mor renkli, ciltten hafifçe kabarıklık yapan varislerdir. Bacaklarda, kaşıntı ya da ağırlık hissiyle birlikte seyrederler.

3-Trunkal varisler (Variköz venler): 4 mm’den büyük, koyu yeşil renkli, sıklıkla kıvrımlı ve büküntülü, üzüm salkımına benzer şekilde, anormal derecede genişlemiş toplardamarlar. İleri derecede venöz reflü’ye bağlı gelişirler. Bacakta şişlik, ağrı, yanma, kaşıntı, ağırlık hissi ve gece krampları gibi bulgularla birliktedirler.

Hasta bulguları nelerdir?

Bacak varisi bulunan hastaların en yaygın şikâyeti, bacakların görüntüsünün bozulmasıdır. Yaygın görülen şikâyetler, şu şeklide sıralanabilir;

Ağrı: Tüm bacağı ve özellikle diz altı bölgeyi etkileyen derin, künt ve bacağa ağırlık hissi veren bir ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmakla artar ve bacağı yukarı kaldırmakla azalır.

Kaşıntı: Bacakta kaşıntı, sıcaklık, yanma hissi ve zonklamaya eşlik edebilir. Genellikle variköz damarların üzerinde olur.

Ayak bileğinde şişme: Özellikle akşamları, ayak bileklerinde hafif orta dereceli şişlikle gelişebilir, bacağı yukarı kaldırmak ve soğuk duşla, şişlikte büyük ölçüde gerileme olur.

Nasıl tanı konur?

Günümüzde alt extremite toplardamar patolojilerinin değerlendirilmesinde, altın standart renkli doppler ultrasondur. Bu yöntem ile cilt altında seyreden ve gözle görülemeyen toplardamarlar ultrasonografik olarak incelenebilmekte, damarlardaki kapak yetersizliği (reflü) değerlendirilebilmektedir. Varis tedavisi öncesi, altta yatan tüm sorunları anlayabilmek için Doppler ultrason, gittikçe daha sık kullanılmaktadır.

Bu yöntem, ağrısız olup iğne kullanılmamaktadır. Her tedavide olduğu gibi, erken dönemde doğru ve yeterli tanının önemli olduğu varis tedavisinde, damar cerrahının ilk aşamada Doppler Ultrason eşliğinde “Damar Haritalaması” yapması, sonuçların etkinliğinde öneme sahiptir, çünkü varis hastalığında yanlış ya da yetersiz tedavilerin en önemli nedeni renkli Doppler ultrasonografi tetkikinin yanlış yapılması ya da yorumlanmasıdır. Günümüzde, Toplardamar hastalıklarının değerlendirilmesinde pletismografi, flebografi, MR- venografi gibi görüntüleme teknikleri seyrekte olsa kullanılmaktadır.

Kime tedavi olmalıyım?

Ameliyatla tedavinin yerini, günümüzde hastayı daha az zarar veren “minimal invaziv” yöntemler almaya başladı. Bu konuda uzman damar cerrahları, yeni yöntemler aracılığı ile önceki dönemlere nazaran, kısa sürede başarılı kozmetik sonuçlar elde ediyor. Her tedavide olduğu gibi, erken dönemde doğru ve yeterli tanının önemli olduğu varis tedavisinde, damar cerrahının ilk aşamada Doppler Ultrason eşliğinde “Damar Haritalaması” yapması sonuçların etkinliğinde öneme sahiptir.

Haritalamanın ardından, günümüzde tüm dünyada geçerli olan Endovenöz Ablasyon tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedavi; varislere yol açan damarın içten “Radyofrekans” veya “Lazer enerjisi” yayan ince kateterlerle kapatılmasıdır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de konu ile ilgili, uzman damar cerrahları tarafından başarı ile uygulanan bu yöntemle, varisten şikâyetçi olanlar, işlemden birkaç saat sonra, ayağa kalkarak evlerine gidebilmekte ve ertesi gün işlerine dönebilmekteler.