Nerede o eski günler diye söylenir büyüklerimiz. Sizce de haklı değiller mi? Geçim sıkıntısı, iş stresi, yükselme çabası, hep iyiyi ve daha güzeli isteme içgüdüsü, ekonomik kriz, korona vs. sizce de çok değil mi? Sosyal medyada sosyal ama gerçek hayatta asosyal hayatlar oluşmadı mı sizce? İnsanlar pandemiden dolayı bir araya gelip sosyalleşemiyor ve dertler tasalar büyüdükçe büyüyor. Stres ve psikolojik problemler son bir yılda maalesef tavan yaptı. Ve bunlara bağlı rahatsızlıklar gittikçe artıyor.

Bruksizm (Diş sıkma) de bunlardan biri. Peki, nedir bu sürekli duyduğumuz bruksizm? Gün içinde ya da uyurken farkında olmadan dişlerimizi sıkarız. Çiğneme kaslarımız ve çene eklemimiz haddinden fazla çalışır. Çiğneme kaslarında kramp benzeri ağrı ve yorgunluk, boyun kaslarında yorgunluk ve çene ekleminde ses veya ağız açıklığında kısıtlanma olabilir. Uyku sırasında dişlerimizi sıkıyorsak; sabah kalktığımız zaman çenede yorgunluk, baş ağrısı, ağız açıklığında kısıtlılık görülebilir. Uyku bruksizmi (diş gıcırdatması), normalde uyku ile ilişkili bir hareket bozukluğu olarak kabul edilir. Uyku sırasında dişlerini sıkan veya gıcırdatan bireylerin, horlama ve nefes almada duraklamalar yani uyku apnesi gibi başka uyku bozukluklarına sahip olma olasılığının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Hafif bruksizm vakaları herhangi bir tedavi gerektirmeyebilir. Bununla birlikte bazı bireylerde bruksizm; çene bozukluklarına, baş ağrılarına, hasarlı dişlere ve diğer sorunlara yol açacak kadar sık ve şiddetli olabilir.

NEDENLERİ

Uzmanlara göre bruksizme (diş gıcırdatması) neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak genetik, fiziksel ve psikolojik faktörlerin kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Birçok vakada uyanık bruksizm; anksiyete, stres, öfke, hayal kırıklığı veya gerginlik gibi duygulardan kaynaklanıyor olabilir. Bunun yanı sıra bireyin derin konsantrasyona girdiği bir süreçte, bir başa çıkma stratejisi veya bir alışkanlık olarak gelişmiş olabilir.

Uyku bruksizmi ise uyku sırasındaki uyarılma ile ilişkili veya uyku ile ilişkili bir çiğneme aktivitesinin sonucunda ortaya çıkabilir. Yaş, bruksizm (diş gıcırtısı) için bir başka etkileyici faktördür. Bruksizme küçük çocuklarda daha yaygındır ancak genellikle yetişkinlikte geçer.

Agresif, rekabetçi veya hiperaktif bir kişilik tipine sahip bireylerde bruksizm (diş gıcırtısı) riskinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Bruksizm, bazı antidepresanlar gibi psikiyatrik ilaçların nadir görülen bir yan etkisi olabilir. Benzeri bir şekilde sigara içmek, kafeinli içecekler veya alkol tüketmek, keyif verici ilaçlar kullanmak bruksizm riskini artırabilir.

Uyku bruksizmi özellikle ailelerde görülme eğilimindedir. Bruksizmi olan bireylerin ailelerinde de bruksizm geçmişi olması çok yüksek ihtimallidir.

BRUKSİZM İLE ORTAYA ÇIKABİLECEK OLUMSUZ DURUMLAR NELERDİR?

Diş sıkma öncelikle dişlere ve ekleme zarar verir. Dişlerin mine dediğimiz en üst tabakasında aşınmalara ve bu aşınmalara bağlı olarak daha hassas dişlere sebep olabilir. Aşırı bruksist hastaların dişlerinde, dolgu veya kaplamalarda kırıklar görülebilir.

Çiğneme kaslarında aşırı büyümelere (hipertrofi) ve buna bağlı köşeli (kaslı) yüz görünümüne sebep olur. Yine çiğneme kaslarında spazm ve ağrılara sebep olur. Hatta öyle bir aşamaya gelir ki diş ağrısıymış gibi hissedilebilir.

Uzun süreli diş sıkma durumu ise çene ekleminde hasara sebep olur. Eklem içindeki basıncın artması kulağın ön kısmındaki ağrılara, kulak çınlamasına baş ağrısına sebep olabilir. Eklemdeki disk yapısının kaymasıyla ağzı açıp kapatırken eklemden ses gelmesine sebep olabilir.

Birçok vakada migren ağrıları ile birlikte görülür. Ya da migreni tetikleyebilir. Fibromiyalji ile birlikte görülebilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Birçok vakada, özellikle küçük yaştaki çocuklarda görülen bruksizm herhangi bir tedaviye gerek olmadan kendiliğinden iyileşir ve yetişkinler genellikle dişlerini terapi gerektirecek kadar kötü sıkmaz veya gıcırdatmaz. Ancak bazı nadir ve daha ağır vakalarda bruksizmin önlenmesi için bruksizme neden olan ve altta yatan sebebin tedavi edilmesi gerekebilir.

Bruksizmi daha büyük uyku sorunlarıyla ilişkili görünen bireyler için doktor, bir uyku tıbbı uzmanı önerebilir. Uyku tıbbı uzmanı; bireyin diş gıcırdatma olaylarını değerlendirecek ve bireyde uyku apnesi veya diğer uyku bozukluklarının olup olmadığını belirleyecek bir uyku çalışması gibi bir test yapılmasını isteyebilir. 

Diş sıkması; anksiyete veya benzeri diğer psikolojik sorunlar ile ilgili görünüyorsa, doktor bireyi lisanslı bir terapiste veya danışmana yönlendirilebilir. Stres veya anksiyete yönetimi bruksizmi hafifletmede bireye yardımcı olabilir. Dişleri stres nedeniyle sıkan bireyler, meditasyon gibi gevşemeyi teşvik eden stratejileri öğrenerek sorunu önleyebilir.

Eğer gün içinde de bu durum devam ediyor ise çiğneme kaslarının kuvvetini azaltmak, kasları gevşetmek amacıyla botox enjeksiyonu yapılması hastalarda ciddi bir rahatlama sağlar. 6 ay ile 1 yıl arasında tekrar edilmesi rahatlama süresini arttıracak ve tedavinin başarısını arttıracaktır. Botox enjeksiyonu sonrası çiğneme kaslarının gevşemesi ile ekleme ve dişlere gelen yıkıcı kuvvet miktarı azalır. Buna bağlı olarak uzun vadede çene eklemindeki basınç azalarak eklem içi yıkım azaltılır.

Ağız açıklığında kısıtlanma olan veya klik sesi aldığımız daha ileri vakalarda; alt ve üst dişlerin birbirine değmesini ve eklem içi basıncı azaltmak amacıyla mr splint dediğimiz sert plak ile eklemi ve dişleri rahat ettiği pozisyona getirip, sabitleriz. Ve hastanın bunu ilk aşamada 10 ila 15 saat arasında takmasını isteriz. Böylece eklem aralığı genişler, eklem içi basınç azalır, ağrıya ve yıkıma neden olan enzimler azalır, öne doğru konumlanmış olan eklem diski tekrar olması gerektiği pozisyona döner.

Peki, tedavi süresi ne olmalıdır? Diş sıkma ve bunun sebep olduğu problemler yılların birikimi ile ortaya çıkar. O yüzden semptomların geçmesi 6 ay da sürebilir seneler de. Bu, hastamızın uyumu ve sorunun ciddiyeti ile orantılıdır.

 Peki, bruksizmi azaltmamız için ne yapmalıyız? 

Eğer diş sıkma probleminiz var ise çok sert, çok çiğneme gerektirecek gıdalardan uzaklaşalım. Daha çok sıvı ve yumuşak gıdaları tercih edelim. Örneğin sakız çiğnemek çiğneme kaslarının daha fazla çalışmasına ve bruksizmin artmasına sebep olabilir.

Yemeği küçük parçalar halinde alıp, hem sağ hem de sol tarafla çiğnemeye çalışalım. Tek taraflı çiğneme, ekleme ve kaslara zarar verir.

Esnerken ya da yemek yerken ağzımızı çok fazla açmayalım. Gerekenden fazla ağız açılması eklem çıkmalarına sebep olabilir.

Daha az stres, daha fazla hobi; kendimize, sevdiklerimize ve sevdiğimiz işe daha fazla zaman… Psikolojik olarak bizi rahatlatan şeyler vücudumuzun gevşemesine, nabzımızın düşmesine ve rahatlamamıza sebep olur. Çiğneme kasları da daha az kasılır ve daha az ağrımız olur.

 Bu ay, bu sözü unutmayın; “Biraz sessizlik, biraz dinginlik, çokça huzur gerek bize...”. 


Instagram: uzman.dtahmetkivrak