Yaz bittiğinde aynaya baktığımızda çoğumuz biraz daha bronz, biraz daha renklenmiş bir cilt görüyoruz. Tatilden kalan güzel bir ten… Ama cildimiz yazı bizim kadar keyifli geçirmiş olmayabilir.
Güneş, sıcak hava, deniz, havuz derken yaz sonunda ciltte lekelerin biraz daha belirginleştiğini, tonun eşitsizleştiğini, cildin matlaştığını ya da normalden daha kuru ve yorgun göründüğünü sıkça görüyoruz. Bazen daha önce çok dikkat çekmeyen ince çizgiler bile bir anda daha görünür hale geliyor.

İşte tam da bu yüzden Eylül ayını cilt için küçük bir “yeniden başlama” dönemi olarak görüyorum. Ben genellikle sonbahara girerken hastalarıma önce şunu söylüyorum: Önce cildin şu anda neye ihtiyacı olduğuna bakalım. Çünkü herkesin cildine peeling yapmak gerekmediği gibi, her lekeye de aynı peeling yapılmıyor.
Peeling deyince aklınıza sadece “cilt soyma” gelmesin. Kimyasal peeling aslında yıllardır dermatoloji ve medikal estetikte kullandığımız oldukça köklü yöntemlerden biri.
En basit haliyle anlatırsam; cildin belirli katmanlarında kontrollü bir yenilenme süreci başlatıyoruz. Böylece yüzeyde biriken hasarlı hücrelerin uzaklaşmasını, cilt tonunun daha dengeli görünmesini ve daha canlı, daha düzgün bir cilt dokusu oluşmasını hedefliyoruz.
Yani mesele yalnızca birkaç gün sonra cildin daha parlak görünmesi değil.
Özellikle *güneşe bağlı renk düzensizlikleri, matlık, foto-yaşlanma belirtileri, akne ve akne sonrası kalan lekelerde* kimyasal peelinglerle ilgili oldukça fazla bilimsel çalışma var.
Örneğin International Journal of Dermatology dergisinde yayımlanan kontrollü bir çalışmada Jessner peelingin akne ve akne sonrası pigmentasyon üzerindeki etkileri değerlendirilmiş ve anlamlı iyileşmeler bildirilmiş. Melazma üzerine yapılan sistematik derlemelerde de kimyasal peelinglerin doğru hasta seçildiğinde tedavinin bir parçası olabileceği gösteriliyor.¹⁻³
Yani peeling yıllardır kullanılan bir yöntem ama bugün elimizde onu daha bilinçli kullanmamızı sağlayan çok daha fazla veri var.
Peki ben sonbaharda neyi seviyorum?
Burada tek bir reçetem yok. Yazdan biraz mat, cansız ve tonu düzensiz çıkmış bir ciltte; glikolik ve laktik asit gibi alfa-hidroksi asitleri retinoidler ve antioksidanlarla bir araya getiren profesyonel peelingler güzel bir seçenek olabiliyor.
Akne eğilimi, akne sonrası lekeler, düzensiz cilt tonu ve doku problemleri biraz daha ön plandaysa Jessner tipi peelingleri değerlendirebiliyoruz. Ama burada benim için önemli bir kural var: Her cilde aynı peeling yapılmaz. Hatta bazen muayenede hastam peeling için gelmiş olsa bile “Şu anda peeling yapmayalım” dediğim oluyor. Çünkü cilt bariyeri çok hassassa, yoğun aktif ürünler kullanılıyorsa, güneş maruziyeti devam ediyorsa ya da gördüğümüz lekenin tipi peeling için uygun değilse önce başka bir yol izlemek gerekebilir.
Bazen yapılacak en doğru şey peelingdir.
Bazen önce cildi sakinleştirmektir.
Bazen de peeling yerine tamamen farklı bir tedavi seçmektir.
Bence medikal estetiğin güzel tarafı da tam olarak burada başlıyor: Herkese aynı işlemi yapmak yerine, o cildin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu bulmak.
Peeling yaptık, bitti mi? Aslında hayır.
Çünkü benim için güzel bir cilt yalnızca lekesiz bir cilt demek değil. Birinin cildine baktığınızda neden “Ne kadar güzel bir cildi var” dersiniz? Sadece lekesi olmadığı için mi? Genellikle hayır.
Cildin nemli görünmesi, ışığı güzel yansıtması, elastikiyeti, dokusunun düzgünlüğü, gözeneklerin görünümü, o sağlıklı ve dinlenmiş ifade… Bunların hepsi bir araya geldiğinde bizim *“cilt kalitesi”* dediğimiz görüntü ortaya çıkıyor. Bu nedenle peelingi çoğu zaman tek başına düşünmüyorum. Cilt yenilenmesini başlattıktan sonra uygun hastalarda intradermal hyalüronik asit uygulamaları, mezoterapiler ve kişinin ihtiyacına göre seçilen diğer medikal uygulamalarla cilt kalitesini desteklemek mümkün.
Bu uygulamalar konusunda da bilimsel literatür giderek genişliyor. Özellikle hyalüronik asit bazlı intradermal uygulamalarda cildin nemi, elastikiyeti ve genel görünümüne ilişkin olumlu sonuçlar bildiren çalışmalar mevcut.⁴
Ama burada da küçük bir parantez açmak isterim: Her “mezoterapi” aynı mezoterapi değil.
İçeriğinde ne olduğu, hangi amaçla kullanıldığı, hangi derinliğe ve hangi protokolle uygulandığı önemli. Her kokteylin bilimsel kanıtı da aynı düzeyde değil. Bu yüzden benim için ürünün popüler olmasından çok, *içeriğinin ne olduğu ve neden kullandığımızı bilmek* daha önemli.

Ben sonbahara nasıl bakıyorum?
Aslında oldukça basit. Önce yazın ciltte neler bıraktığına bakıyorum.
Leke mi arttı?
Cilt mi matlaştı?
Kuruluk mu ön planda?
Doku mu bozuldu?
Yoksa cildin aslında hiçbir işleme ihtiyacı yok ve yalnızca iyi bir ev bakımı yeterli mi?
Sonra gerekiyorsa kontrollü bir peeling ile yenilenme sürecini başlatıyoruz. Ardından cilt kalitesini destekleyen uygulamaları planlıyor ve tabii ki güneş korumasını ihmal etmiyoruz. Çünkü cilde sürekli bir şeyler yapmak zorunda değiliz. Ama doğru zamanda, gerçekten ihtiyacı olan şeyi yapmak büyük fark yaratabiliyor.
Bu yüzden Eylül benim için “Hadi herkese peeling yapalım” ayı değil.
Daha çok, yazdan sonra cilde yeniden bakıp küçük bir kontrol yapma zamanı. Belki de bu sonbahar aynaya baktığınızda kendinize sormanız gereken soru: Cildime ne yaptırmalıyım?” değil, Cildimin şu anda gerçekten neye ihtiyacı var?
---
Kaynaklar
1. How KN, Lim PY, Wan Ahmad Kammal WSL, et al.* Efficacy and safety of Jessner's solution peel in comparison with salicylic acid 30% peel in the management of patients with acne vulgaris and postacne hyperpigmentation with skin of color: a randomized, double-blinded, split-face, controlled trial. International Journal of Dermatology. 2020;59(7):804–812. PMID: 32447767. 2. Dorgham NA, Hegazy RA, Sharobim AK, Dorgham DA.* Efficacy and tolerability of chemical peeling as a single agent for melasma in dark-skinned patients: A systematic review and meta-analysis of comparative trials. Journal of Cosmetic Dermatology. 2020;19(11):2812–2819. PMID: 32947652.
3. Sarkar R, Lakhani R.* Chemical Peels for Melasma: A Systematic Review. Dermatologic Surgery. 2024;50(7):656–661. PMID: 38530985.
4. Employing hyaluronic acid-based mesotherapy for facial rejuvenation. PubMed PMID: 36098653. 2022.
Yorumlar (0)