Gayrimenkul danışmanlığı çoğu zaman metrekare, konum, bütçe ve yatırım değeri üzerinden değerlendiriliyor. Ancak Büşra Şimşek için bu mesleğin merkezinde, tüm bu kriterlerin ötesinde, insan var. İnsan psikolojisi, bilinçaltı ve kişisel gelişim alanlarına duyduğu ilgiyle şekillenen mesleki yaklaşımını gayrimenkul danışmanlığıyla birleştiren Şimşek, bir ev tercihinin kişinin ihtiyaçları, hayalleri ve yaşam beklentileri hakkında önemli ipuçları taşıyabileceğine inanıyor.
İzmit ve Kocaeli çevresinde mesleğini sürdüren Şimşek ile gayrimenkul seçimlerinin ardındaki psikolojiyi, doğru soruları sormanın önemini ve bir evin aslında nasıl bir yaşam biçimini temsil edebileceğini konuştuk.
Büşra Şimşek kimdir?
14 Mart 1996’da İzmit’te doğdum. Eğitim hayatımı Beykent Üniversitesi Odyometri Teknikerliği bölümünden mezun olarak tamamladım. Ancak benim için asıl dönüm noktaları, üniversite yıllarında kendimi ve insanı keşfetmeye başladığım dönemlerde ortaya çıktı.
Üniversitede okuduğum yıllarda kişisel gelişim üzerine okuduğum bir kitap, hayatımda önemli bir kırılma noktası oldu. O kitapla birlikte yalnızca kendi iç dünyama değil, insan psikolojisine, davranışların arkasındaki nedenlere ve “görünenin ardındaki görünmeyene” karşı büyük bir merak geliştirdim. Bu merak zamanla benim için bir yaşam biçimine dönüştü. İnsan psikolojisi, bilinçaltı, kişisel gelişim ve insanın kendi potansiyelini keşfetmesi üzerine onlarca farklı eğitim aldım. Öğrendikçe şunu fark ettim: Bir insanı anlamak, aslında onun yalnızca söylediklerini değil; ihtiyaçlarını, hayallerini, korkularını ve hayata bakışını da anlayabilmek demek.
İzmit’te bir dönem kendi koçluk ofisi işletmemi yönettim. Bu süreç bana insan ilişkileri, iletişim, ihtiyaçları doğru analiz etme ve bir insanın kendisini iyi hissetmesine katkıda bulunmanın ne kadar değerli olduğunu öğretti.
Gayrimenkul sektörüne ise hayatımın biraz da sürprizli bir döneminde dahil oldum. İlk başta bunun benim için uzun soluklu bir meslek olacağını düşünmemiştim. Fakat aldığım eğitimlerin ve insan psikolojisine olan ilgimin gayrimenkul sektörüyle ne kadar güçlü bir şekilde örtüştüğünü zaman içerisinde fark ettim.
Çünkü gayrimenkul, benim için yalnızca bir evin, arsanın ya da iş yerinin alım satımından ibaret değil. İnsanlar gayrimenkul satın alırken aslında çoğu zaman bir yaşam biçimi, güven duygusu, gelecek hayali veya yeni bir başlangıç satın alıyorlar. Satıcı tarafında da benzer şekilde, bir mülkün arkasında yılların emeği, anıları ve duygusal bağları olabiliyor. İşte benim insan psikolojisine olan ilgim tam da bu noktada mesleğimle birleşti.
Bugün gayrimenkul danışmanlığını; insanı dinlemeyi, doğru soruları sormayı, ihtiyacı anlayabilmeyi ve kişiye yalnızca bir mülk değil, onun hayatına gerçekten uyum sağlayacak doğru seçeneği sunmayı gerektiren çok özel bir meslek olarak görüyorum.
Gayrimenkul sektöründe aldığım eğitimleri, kişisel gelişim ve bilinçaltı alanındaki çalışmalarımı ve insan odaklı bakış açımı bir araya getirerek ilerliyorum.
Bugün mesleğimi doğup büyüdüğüm şehir olan İzmit ve Kocaeli çevresinde çok severek, büyük bir tutkuyla ve keyifle sürdürüyorum. Benim için başarı yalnızca bir satış gerçekleştirmek değil; bir insanın hayatındaki önemli kararlardan birine doğru şekilde eşlik edebilmek. Belki de bu yüzden gayrimenkul danışmanlığı benim için zaman içerisinde sadece bir meslek değil, insanlara dokunabildiğim ve kendimi ifade edebildiğim bir yaşam alanına dönüştü.
Sizce bir insanın satın almak istediği ev, onun bilinçaltı hakkında gerçekten bir şey söyler mi?
Kesinlikle. Hatta gayrimenkul sektöründe beni en çok etkileyen konulardan biri de bu. İnsanlar çoğu zaman bir ev seçtiklerini düşünürler; fakat aslında kendilerine nasıl bir hayat yaşamak istediklerini seçiyor olabilirler. Bir evin konumu, büyüklüğü, manzarası, ışık alma şekli, bahçesi hatta odaların birbirinden ayrılış biçimi bile kişinin ihtiyaçları ve yaşam beklentileri hakkında ipuçları verebilir.
Örneğin kimi insan için büyük ve ferah bir salon çok önemlidir; çünkü sosyalleşmeye, kalabalığa ve paylaşmaya ihtiyaç duyabilir. Başka biri daha korunaklı, sakin ve doğayla iç içe bir alan arayabilir. Bu da onun mahremiyet, huzur veya güven ihtiyacının daha ön planda olduğunu gösterebilir.
Ben gayrimenkul danışmanlığında müşterimi sadece “Kaç oda istiyorsunuz, bütçeniz nedir?” diye dinlemiyorum. “Nasıl bir hayatın içinde kendinizi görmek istiyorsunuz?” sorusunu da anlamaya çalışıyorum. Çünkü bazen müşterinin söylediği ihtiyaçla gerçek ihtiyacı birbirinden farklı olabiliyor.
Benim bilinçaltı ve insan psikolojisine olan ilgim burada mesleğimle birleşiyor. Bir insanı doğru anlayabilirseniz, ona sadece bir gayrimenkul göstermiyorsunuz; aslında onun hayalindeki yaşam alanına giden yolu birlikte keşfediyorsunuz.
Bir gayrimenkul danışmanının bilinçaltı ve kişisel gelişimle ilgilenmesi size ne kazandırıyor?
Bana göre gayrimenkulün merkezinde aslında insan var. Bir mülkü teknik olarak tanımak elbette çok önemli; metrekaresini, konumunu, değerini, yatırım potansiyelini bilmeniz gerekiyor. Fakat bunların yanında karşınızdaki insanı da anlayabilmeniz gerektiğine inanıyorum.
Çünkü gayrimenkul kararları çoğu zaman yalnızca matematiksel kararlar değildir. İnsanlar hayatlarının çok önemli dönemlerinde ev alıyor, ev satıyor, taşınıyor veya yatırım yapıyor. Dolayısıyla bu kararların içerisinde geçmiş deneyimler, korkular, beklentiler, güven ihtiyacı ve gelecek hayalleri de bulunabiliyor.
Benim kişisel gelişim ve bilinçaltı alanında aldığım eğitimler bana insanları etiketlemeyi değil, daha dikkatli dinlemeyi öğretti.
Bazen bir müşterinin söylediği tek bir cümlenin arkasında çok daha büyük bir ihtiyaç olabiliyor. Ben de bunu fark edebilmeyi, doğru soruları sorabilmeyi ve müşterimin gerçekten ne aradığını anlamayı mesleğimin önemli bir parçası olarak görüyorum.
Benim için gayrimenkul danışmanlığı ile kişisel gelişimin kesiştiği nokta tam olarak burası: İnsan kendisini ne kadar iyi tanırsa, hayatına dahil etmek istediği alanı da o kadar doğru seçebilir.
Bu yüzden ben gayrimenkulü sadece “taşınmaz” olarak görmüyorum. Bir ev, bazen bir ailenin yeni başlangıcı; bazen bir kadının kendi hayatını kurması; bazen bir yatırımcının geleceğe yaptığı plan; bazen de bir insanın hayatında yeni bir sayfa açmasıdır. Ben de bu hikâyelerin içerisinde yer almaktan büyük keyif alıyorum.
Instagram: busraaasimsek3
Yorumlar (0)