OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE ARAÇ KORUMA UYGULAMALARI ARTIK YALNIZCA ESTETİK DEĞİL, ARACIN DEĞERİNİ UZUN YILLAR KORUMAYA YÖNELİK BİR YATIRIM OLARAK GÖRÜLÜYOR. E’CAR’IN KURUCUSU CİHAT EKİNCİ İLE PPF KAPLAMAYI, DOĞRU ÜRÜN SEÇİMİNİ VE KALİTELİ UYGULAMANIN PÜF NOKTALARINI KONUŞTUK.
CİHAT EKİNCİ
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
Ben Cihat Ekinci. 1999 İzmit doğumluyum, aslen Batmanlıyım. 13 yaşında kaporta boyacılıkla başladığım iş hayatımda pasta cila uygulamalarına yöneldim. Hem okuyup hem çalışarak kendimi geliştirdim. E’CAR markasını 2018’de kurdum, 2020’de tescilleterek şirketleştirdim.
Amacımız yalnızca araç yıkama veya kaplama hizmeti sunmak değil, araçların değerini koruyan profesyonel çözümler üretmekti. Bugün PPF, seramik kaplama, pasta cila, detaylı temizlik, cam filmi ve araç yenileme uygulamalarıyla hizmet veriyoruz. Ürün kalitesi ve uygulama standartları bizim için vazgeçilmez.
PPF nedir, nasıl bir malzemedir?
PPF (Paint Protection Film), araç boyasını dış etkenlerden koruyan şeffaf, esnek ve dayanıklı bir filmdir. Özellikle TPU bazlı ürünler, dayanıklılıkları ve optik berraklıklarıyla öne çıkar.
Temel amacı aracın orijinal boyasını korumaktır. Doğru ürün ve uygulamayla taş izlerine, hafif çiziklere, yol kirine, böcek kalıntılarına, kuş pisliklerine ve güneş kaynaklı olumsuz etkilere karşı koruma sağlar.
PPF, detaylı araç kaplama ve cam filmi neden artık sadece estetik değil, bir koruma yatırımı olarak görülmeli? Araçları hangi risklere karşı koruyor?
Otomobiller artık yalnızca ulaşım aracı değil, aynı zamanda önemli bir yatırım. Özellikle sıfır ve üst segment araçlarda orijinal boyayı korumak büyük önem taşıyor.
PPF; taş parçaları, yol kumu, hafif sürtünmeler ve çevresel etkenlere karşı boya ile dış ortam arasında bir bariyer oluşturur. Bazı kaliteli TPU filmler, ısıyla hafif çiziklerin toparlanmasını da sağlayabilir.
Cam filmi ise güneş ışığını ve ısıyı azaltarak sürüş konforuna katkı sağlar. Biz bu uygulamalara yalnızca aracı güzelleştirmek değil, değerini korumak açısından da bakıyoruz.
Hangi PPF markalarını kullanıyor, ürün seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
E’CAR’da özellikle Matrix marka PPF ürünlerini tercih ediyoruz. Filmin kalınlığına, TPU kalitesine, berraklığına, esnekliğine, yapışkan yapısına ve uzun vadeli dayanıklılığına dikkat ediyoruz.
Ancak kaliteli film tek başına yeterli değil. Doğru yüzey hazırlığı ve profesyonel montaj da ürün kadar önemli. Gerçek performans, kaliteli malzemenin doğru uygulanmasıyla ortaya çıkıyor.
Kaliteli bir PPF uygulaması nasıl anlaşılır? Uygulama öncesinde ve sonrasında hangi standartlara dikkat ediyorsunuz?
Kalite, uygulamanın detaylarında ortaya çıkar. Öncelikle araç yüzeyini kontrol ediyor; gerektiğinde detaylı temizlik, kil ve pasta cila işlemleri yapıyoruz. Çünkü filmin altında kalan en küçük kir bile sonucu etkileyebilir.
Kesimde aracın hatlarına uygun çalışıyor, kenar ve birleşim noktalarını mümkün olduğunca görünmez hale getiriyoruz. Montaj sırasında hava kabarcığı ve kırışıklık oluşmamasına dikkat ediyor, teslimat öncesinde tüm detayları kontrol ediyoruz.
Bizim için iş, filmi araca uygulamakla bitmiyor. Amacımız müşteriye düzgün, temiz ve uzun ömürlü bir uygulama teslim etmek.
“Aracım yeni, boyası zaten çok iyi; PPF yaptırmama gerek var mı?” diyen bir araç sahibine ne söylersiniz?
Tam tersine, araç ne kadar yeni ve değerliyse PPF o kadar erken düşünülmeli. Araç bayiden çıktığı andan itibaren dış etkenlere maruz kalıyor. İlk taş izi veya çizik oluştuğunda orijinal yüzeyi korumak için geç kalınabiliyor.
Yeni araçlarda amaç kusurları kapatmak değil, mevcut kusursuzluğu korumak. Bu, özellikle aracını uzun süre kullanmak ve ikinci el değerini korumak isteyenler için önemli bir avantaj.
Müşterilerime her zaman şunu söylüyorum: PPF, aracın görünümünü değiştirmek için değil, o görünümü mümkün olduğunca uzun süre korumak için yapılan bir yatırım. E’CAR olarak hedefimiz, bugün yaptığımız uygulamanın müşterimize yıllar sonra da fayda sağlaması.
Instagram: ecar_studio Tel: 0552 298 41 72
Yorumlar (0)